|
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE YARATICI SANAT
ÇALIŞMALARINDA DİLİN KULLANIMI
Ögrt. Gör. Uzm. Zeliha YAZICI
zyazici@akdeniz.edu.tr
ÖZET
Yaratıcılık, doğuştan getirilen ve
yaşamın her döneminde kendini
gösterebilen bir yeti olmasına rağmen,
yaşamın ilk yıllarından itibaren
desteklenip, fırsatlar sunulduğunda
geliştirilebilecek bir gizil güçtür.
Bu gizil gücün ortaya çıkması ve
gelişmesi için uygun bir ortam bulması
gerekmektedir. Yaratıcılık zengin,
uyarıcı, destekleyici ve özgür bir
eğitim ortamında
geliştirilebilmektedir. Uyarıcı eğitim
ortamlarının, çocukları araştırmaya
yönelten, seçme özgürlüğü tanıyan,
etkin olmalarını sağlayan ve
yaratıcılıklarını olumlu yönde
etkileyen ortamlar olduğu
bilinmektedir. Okul öncesi dönemdeki
çocukların yaratıcılıklarının
geliştirilip açığa çıkmasında en
etkili ortam ise yaratıcı sanat
çalışmalarıdır. Yaratıcı sanat
yaşamın ilk yıllarından başlayarak
hayatın her döneminde sürdürülecek
çok boyutlu bir süreçtir. Yaratıcı
sanat çalışmalarının amacı yalnızca
geleceğin sanatçılarını yetiştirmek
değil, çocukluktan itibaren düşünme,
sorular sorma, araştırarak farklı
bakış açıları kazanabilme, duygu ve
düşünceleri ifade etme becerileri
geliştirebilme için temel
hazırlamaktır. Okul öncesi dönemdeki
çocuklarla yapılan yaratıcı sanat
çalışmalarında uygulamalar ve sunulan
uyarıcı ortamlar kadar, uygulamalar
sırasında eğitimcinin çocuklarla
kurduğu iletişim ve çocuklara verdiği
yönergeler son derece önemlidir.
Yapılacak sanat çalışmalarında destek,
seçim, materyallerin çocuklara sunumu
kadar etkinlik öncesi, etkinlik
sırası ve etkinlik sonrasında
çocuklarla kurulan iletişim ve bu
iletişimde kullanılan dil de önemli
bir noktadır. Okul öncesi dönemde
eğitimcinin kullandığı dil çocukların
yaratıcılığını ortaya çıkarıcı sorular
sorarak, çocuğun yeni ve özgün
cevaplar verebilmesine teşvik edici
olmalıdır. Bu yöntemle çocukların
hayal güçlerini geliştirmesine, duygu
ve düşüncelerini ifade etmesine,
“neden” ve “niçin” gibi araştırma ve
analiz yapma becerilerini destekleme
olanakları verilirken aynı zamanda
çocuğun dil kazanımı içinde fırsatlar
sunulabilir.
Bu yönde bu çalışmada, yaratıcı sanat
etkinliklerinde eğitimcinin dil
kullanımı üzerinde durulmakta ve dil
kullanımı örneklerle tartışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler; dil gelişimi,
yaratıcı sanat etkinlikleri.
USING LANGUAGE IN THE CREATIVE ARTS AT
PRE-SCHOOL EDUCATION
Creativity is an innate ability which
can be shown at any period of life. It
is a potential which only develops
when there is the suitable condition
and if it is supported. Creativity
develops in a rich, stimulating,
supportive and free environment.
Stimulating education environments
direct the children to explore, to be
active, to be free to choose their own
way and these have a positive effect
on creativity.The most effective
environment for the pre-school
children is creative arts activities
to develop creativity. Beside the
activities and choosing and presenting
the materials to the children,
teachers’ use of language,
communication skills and directions to
the children are the other important
points of the creative art activities.
Teachers’ language should be
motivating for the children to ask, to
explore and to find new and original
answers at pre-school period. Beside
this kind of technique provides
opportunities to the children to
develop imagination, to explain
emotions and ideas freely, to develop
critical and analitic thinking skills,
it is also beneficial for the language
acquisition. By the highlight of these
opinions, this study investigates the
teachers’ use of language at creative
arts activities and she argues this
with the examples.
Key Words: Language Development,
creative arts.
Yaratıcılık, doğuştan getirilen ve
yaşamın her döneminde kendini
gösterebilen bir yeti olmasına rağmen,
yaşamın ilk yıllarından itibaren
desteklenip, fırsatlar sunularak
geliştirilecek gizil bir güçtür. Bu
gücün ortaya çıkması ve gelişmesi için
uygun bir ortam bulması gerekmektedir.
Yaratıcılık zengin, uyarıcı,
destekleyici ve özgür bir eğitim
ortamında geliştirilebilmektedir.
Uyarıcı eğitim ortamlarının,
çocukların kendi ilgi, istek ve
gereksinimleri doğrultusunda onları
araştırmaya yönelten, seçme özgürlüğü
tanıyan, etkin olmalarını sağlayan ve
yaratıcılıklarını olumlu yönde
etkileyen ortamlar olduğu
bilinmektedir. Çocukların doğal
merakları ve öğrenme istekleri, kendi
ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda
karşılama olanağı sağlanırsa
desteklenmiş olur. Çocuklar yaparak,
deneyerek öğrenmeden zevk alırlar,
daha kolay öğrenirler ve yaratıcı
düşüncelerini ortaya çıkarırlar (Ömeroğlu,
1990; Darıca, 2003a). Okul öncesi
dönemdeki çocukların
yaratıcılıklarının geliştirilip açığa
çıkmasında en etkili ortamlardan biri
de yaratıcı sanat çalışmalarıdır.
Okul öncesi programlarda yer alan
yaratıcı sanat etkinlikleri, temelde
yaratıcı düşünmeyi ve estetik
duyarlılığı geliştirmeyi amaçlayan
etkinliklerdir (Aral ve diğ., 2002).
Ancak yaratıcı sanat çalışmalarının
amacı, yalnızca geleceğin
sanatçılarını yetiştirmek değil,
çocukluktan itibaren yaratıcı
potansiyellerini kullanarak, yaratıcı
düşünceyi geliştirme, düzeyine uygun
orijinal ürünler oluşturma, sorular
sorma, araştırarak yeni keşifler
yapma, duygu ve düşünceleri ifade
etme becerilerinin kazanılması için
de temel hazırlamaktır. Okul öncesi
dönemde iyi planlanan yaratıcı sanat
çalışmaları, çocukların tüm gelişim
alanlarını destekleyebileceği gibi,
onların duygu ve düşüncelerini ifade
etmelerini, korkularını, kaygılarını,
üzüntü ve sevinçlerini, hayallerini ve
meraklarını yansıtmalarına da olanak
sağlayacaktır.
Okul öncesi eğitim döneminde yapılan
yaratıcı sanat çalışmaları;
Yoğurma maddeleri:
Kil, çamur, oyun hamuru, kağıt hamuru,
seramik hamuru gibi yapılandırılmış
olarak çocuklara sunulan sanat
malzemeleridir. Bu malzemeler
çocukların orijinal düşünmesini,
yaratıcılığını ve deneyim kazanmasını
sağlayan ve çocukları bu yönlerde
cesaretlendiren sanatsal
malzemelerdir.
Kağıt çalışmaları:
Fon kartonu, eski mecmualar, alüminyum
folyo, tuvalet kağıdı, gazete,
mukavva, jelatin zımpara kağıdı gibi
çok çeşitli kağıtlar kullanılarak
yapılan çalışmalardır. Kağıt
çalışmaları, çocukların karar verme,
seçim yapma, akıl yürütme, başladığı
bir işi bitirme gibi becerilerin
geliştirilmesinde önemli bir yer
tutar. Kağıt çalışmaları, yaratıcı
sanat çalışmaları için gerekli olan,
görsel becerilerin gelişmesini
destekleyen çalışmalardan birisidir
(Aral ve diğ., 2002; Erdemir ve
Kandır, 2002 ).
.
Boya çalışmalar:
Kuru boya, sulu boya, pastel boya, mum
boya, parmak boyası, guaj boya, toz
boya vb. boya çeşitleri, farklı
kalınlıklarda fırçalar, resim
sehpaları gibi çok çeşitli malzemeler
kullanılarak yapılan sanat
çalışmalarıdır. Çocuklar boya
çeşitleri ile çalışırken bir çok yeni
kavramla karşılaşır, gözlem ve
incelemeler yaparak duyularını
kullanırlar. Bu çalışmalar çocukların,
sanata karşı duyarlı olmalarını
sağlarken, aynı zamanda görsel yapılar
arasındaki farklılıkları ayırtetme,
tanımlama, akıl yürütme ve problem
çözme becerilerinin gelişmesini
destekler (Aral ve diğ., 2002; Erdemir
ve Kandır, 2002 ).
Artık materyal çalışmaları:
Kutular, plastik şişeler, kumaş
parçaları, kağıt havlu ruloları,
köpükler, makaralar, boncuklar, ağaç
kabukları, kuruyemiş kabukları taşlar,
farklı şekil ve boyutlardaki yapraklar
vb. gibi malzemeler kullanılarak
yapılan çalışmalaradır. Artık
materyallerle yapılan üç boyutlu
çalışmalar ve kolaj çalışmaları
çocuklarda, doku, şekil, ağırlık,
genişlik, mekan gibi kavramların
gelişimini destekler. Ayrıca,
çocukların özgün tasarımlar
oluşturarak yaratıcı düşünmelerini,
görsel ve dokunsal algılarının
gelişimini destekler (Aral ve diğ.,
2002; Erdemir ve Kandır, 2002; Turla,
2003).
Eğitimci, çocukları bu tür yaratıcı
sanat etkinliklerine yöneltmek için
her şeyden önce gerekli çevresel
düzenlemeyi hazırlamalıdır. Bu
düzenlemeler çocukların yaşlarına,
gelişim düzeylerine, ilgi ve
ihtiyaçlarına, dikkat sürelerine uygun
ve çalışmalara aktif katılmalarını
sağlayacak nitelikte olmalıdır.
Uyarıcı çevre hazırlanırken uygun bir
etkinlik alanının bulunması,
kullanılacak materyallerin seçimi
(materyallerin çok yönlü kullanımı,
çeşitliliği, yaratıcılığı geliştirici
özelliklerinin olması, dikkat süresini
artırıcı nitelikte olması ve
kullanışlı olması vb gibi özelliklere
sahip olması), zamanlama ve bunların
yanında, çocukların ürünlerini
değerlendirmelerini sağlayacak
sergilenme olanağı sunulmasına dikkat
edilmelidir (Erdemir ve Kandır, 2002;
Darıca, 2003b).
Eğitimcinin, sanat çalışmalarını
çocuklara sunumundaki rehberliğinde;
fiziksel uyarıcılar (etkinlik türü,
materyal seçimi ve çevresel
düzenlemeler) kadar, etkinliğin
hazırlık, uygulama ve değerlendirme
aşamalarında çocuklarla kurulan
iletişim ve bu iletişimde kullanılan
sözel ve sözel olmayan dil becerileri
de önemlidir. Bu beceriler, çocukların
etkinliklere aktif olarak katılımını
sağlar (Bunce ve Watkins, 1995; Rice,
1995; Darıca, 2003a).
Okul öncesi dönem, çocukların
kavramları öğrendiği ve
anlamlandırdığı bir süreçtir. Bu
süreçte çocuklar, yaşadığı dünyayı ve
bu dünyada yer alan kavramları dili
kullanarak anlamlaştırırlar. Böylece
çocuklar oluşturduğu kavramsal
düşünmeyi, sözel düşünceye
dönüştürürler. Dil, bu noktada
bilişsel gelişim için anahtar görevi
üstlenmektedir. Çocuklar kendi
yaptıkları etkinlikler üzerinde
kavramları daha rahat öğrenirler. Bu
nedenle yaratıcı sanat etkinlikleri,
çocukların kavramları öğrenmesi ve
öğrendiği kavramları sözel düşünceye
aktarmalarında bir laboratuar gibidir
(Galda ve diğ., 1997; Hohmann, 1997;
Kefi, 2002).
Çocuklarla, tasarlanan yaratıcı sanat
etkinlikleri hakkında konuşmak,
onların kavramları öğrenmelerine ve bu
kavramları sözel olarak ifade
etmelerine olanak sağlar. Bu
konuşmalar, çocuğa kullandığı dil
hakkında bilgi verir, kelime
dağarcığını geliştirir ve çocuğun
konuşulan dilin gramer yapısını
kullanabilmesinde bir model oluşturur.
Ayrıca çocukların bir başkası
tarafından anlaşıldığını hissetmesini
sağlar (Galda ve diğ. 1997; Yazıcı,
2003). Çocuklar anlatmak
istediklerinin anlaşıldığını
hissettikleri zaman, etkinliklere
aktif olarak katılma isteği duyarlar.
Bu yöntemle çocukların etkinliklere
aktif katılımları teşvik edilmiş olur.
Eğitimci, yaratıcı sanat etkinlikleri
sırasında çocuğun yapmak istediği ürün
ile ilgili karar vermesine ve konuşmak
istediği konuyu seçmesine sözel
yönergelerle fırsat vermelidir.
Yaratıcı sanat çalışmalarında,
özellikle ön hazırlık konuşmalarında
verilecek sözel yönergeler çok
önemlidir. Çünkü, bu konuşmalar
çocuğun yapacağı ürüne karar vermesine
yardımcı olur. Örneğin; Eğitimci,
“Çocuklar burada bazı materyaller
var. Haydi hep birlikte bunları
inceleyelim. Şekilleri nasıl? Hangi
renkler kullanılmış? Birbirinden
benzer ve farklı yönleri neler?
Bunları çevrenizde nerelerde
kullanıyorsunuz? ” vb. gibi yönergeler
verir. Çocuklar inceledikten sonra,
“Bu malzemelerle neler yapabiliriz?
şeklindeki bir yönerge, çocuğun ne tür
bir ürün yapacağına karar vermesine
fırsat verir ve karar vermesine
yardımcı olur. Çocuklara düşündükleri
ürün hakkında ifade etme fırsatı
verildikten sonra, “Düşündüğün bu
çalışma için sana hangi malzemeler
gerekir?” yönergesi ile çocukların
düşündüğü ürünle ilgili bilgileri
kendi ifadeleriyle aktarmaları
sağlanır.
Yaratıcı sanat çalışmalarında
kullanılacak sözel yönergelerin açık
ve anlaşılır olmasının yanında, vurgu,
tonlama ve mimiklere de dikkat
edilmelidir. Ayrıca, çocukların
verilen yönergeyi anlaması, algılaması
ve uygun cevaplar verebilmesi için
belirli bir sürenin tanınması
gerekmektedir. Eğitimci, aynı anda
birden fazla davranış ifadesi içeren
yönergeler vermekten kaçınmalıdır.
Örneğin; “ Buradaki materyalleri
inceleyerek, bana ne yapacağını söyle”
şeklindeki bir yönerge çocukların ne
yapması gerektiğini anlamasını
zorlaştırır. Böyle bir yönerge çocukta
kararsızlığa neden olur. Çünkü, çocuk
burada nasıl inceleme yapacağını ve
bunun sonucunda neye karar vereceğini
bilemez. Bu nedenle eğitimci, açık ve
anlaşılabilir bir yönerge verip,
çocukların duygu ve düşüncelerini
aldıktan sonra başka yönergeye
geçmelidir.
Çocuğun yaratıcılığını kullanmasına
yönelik olarak verilecek yönergelerde
çoğunlukla soru ifadeleri
kullanılmaktadır. Eğitimci, çocuğun
yaratıcı yönünü destekleyici, çocuğun
yeni ve özgün cevaplar verebilmesine
teşvik edici nitelikte soruları tercih
etmelidir. Hayal gücü ve duyguları
ifade edilmesine yönelik açık uçlu
sorular (Örneğin; Yaptığın resmin
içinde sen nerede olmak isterdin/
neler yapmak isterdin? vb... gibi) ve
düşüncenin genişletilmesine yönelik
soruların (Bununla ilgili başka neler
yapabilirsin? ..... olmasaydı neler
olurdu? vb. gibi) kullanılması,
çocukların düşündüklerini ve
gördüklerini sözel olarak ifade
etmesine olanak sağlar (Darıca,2003b).
Örneğin; “Ne resmi yaptın?”, “Resmini
bana anlatır mısın?” yerine “Resminde
neler anlatmak istedin ? yönergesi
verilip, çocukların cevapları
alındıktan sonra, “Resminde başka
neler var?” yönergesi verilmelidir. Bu
tür açık uçlu sorular yöneltildiğinde
çocuk yaptığı resimle ilgili pek çok
kelime ve takibinde özgün cümleler
üretebilir. Bu yöntemle, çocuklar
yaptığı üründen hareketle birden fazla
sözel ifade kullanmaya teşvik edilmiş
ve çocuğun dil kazanımı için olumlu
çevre oluşturulmuş olur.
Araştırmacılara göre, çocukların dil
kazanımında teşvik edici çevrenin
sağlanması da tek başına yeterli
değildir. Özellikle çocukların ifade
edici dil kazanımını yani konuşma
becerisini desteklemek amacıyla, sınıf
ortamında çocukların dikkatlerinin
dilsel yapılara ve bu yapıların sözel
olarak kullanımına çekilmesi
gerekmektedir (Bunce, 1995; Rice 1995;
Bunce ve Watkins, 1995, Cooke ve
Williams, 2000). Çocukların
yarattıkları ürünle ilgili
konuşmalarında ne söylemek istedikleri
üzerinde durulması ve oluşturduğu
ifadelerin anlamlı olması kadar,
söylediği ifadelerin yerinde,
zamanında ve uygun olarak kullanması
da (konuşulan dilin gramer yapısını
doğru olarak oluşturabilmesi)
önemlidir. Bunun için de farklı
tekniklere ihtiyaç vardır. Bu
teknikler;
Yeniden Düzenleme ve Model Olma
Çocuklar dil bilgisi kurallarına
uygun olarak konuşamayabilir. Yeniden
düzenleme, çocuğun kullandığı
ifadelerin anlamını bozmadan, cümleyi
dil bilgisi kurallarına uygun olarak
yeniden söylenmesidir (Bunce ve
Watkins, 1995; Bunce, 1995; Wilcox ve
Morris). Örneğin; sanat
çalışmalarından biri olan, boya
çalışmaları değerlendirilirken,
eğitimci çocuklara, “Resminde neler
anlatmak istedin?” yönergesine
karşılık, çocuk resmini anlatırken
“Burada bir yıldızlar var” ,
“Gülüyor babam bana” şeklinde bir
ifade kullanarak anlatabilir. Birinci
örnekte çocuğun anlatımında kullandığı
yapıda “tekil bir nesneden bahsederken
çoğul ifadeyi kullanması, ikinci
örnekte ise özne nesne yüklem
sıralamasında yani sözdizimsel bir
gramer hatası bulunmaktadır. Bu
durumda eğitimci, “ Evet çok güzel,
burada bir yıldız var.”, “Baban
sana gülüyor.” şeklinde geribildirim
verdiğinde, çocuğun anlattığı ifadenin
anlamını bozmadan, gramer kurallarına
uygun olarak cümleyi yeniden
düzenlemiş olur. Bu ifade çocuğun
orijinal ifadesine çok yakındır.
Eğitimci, yaptığı geribildirimde,
düzenleme yapılan yapıya dikkat
çekecek şekilde vurgu ve tonlamalar
yapmalıdır. Burada önemli olan,
yapılan hatalı kullanımın çocuğa
doğrudan söylenmesi ya da
eleştirilmesi değil, çocuğun yanıtını
tekrar ederken eğitimcinin kendi
cümlelerinde doğru kullanımları
vermesidir. Eğitimci, çocuğun yaptığı
hatalı kullanımı düzeltmek için “öyle
değil, böyle söyleyeceksin” şeklinde
bir açıklama yaparsa, çocuğun konuşma
cesareti ve isteği kırılır. Çocuğun
kendine güvenini kaybetmesine neden
olduğu için, yaratıcı düşünmesi ve
etkinliklere aktif katılımı da
engellenmiş olur. Eğitimci, doğru
yapıları model olarak verdiği zaman,
çocuğun dikkati yeniden düzenlenen
doğru yapıya çekilmiş olur Eğitimciyi
model alan çocuk daha sonraki
konuşmalarında bu yapıları doğru
şekliyle kullanabilir.
Genişletme ve Cümle Tamamlama
Çocuklar bir olayı veya bir durumu
tek kelimeli cümlelerle anlatabilir,
konuşmalarında eksik ya da hatalı
kullanımlar yapabilir. Genişletme,
çocuğun hatalı ya da eksik kullandığı
kelimeleri, farklı bir biçimde aralara
yeni kelimeler katılarak
geribildirimler verilmesidir (Bunce ve
Watkins, 1995; Bunce, 1995; Wilcox ve
Morris). Yeniden düzenleyerek model
olma tekniğinde olduğu gibi eğitimci,
bu tekniği de kullanırken, çocuğun
hatalı kullanımlarını eleştirmeden ve
çocuğa hissettirmeden vermelidir.
Sanat çalışmalarında, yapılan bir ürün
üzerinde konuşulurken, çocuk yaptığı
ürünü anlatmak istemeyebilir ya da
eksik cümle yapıları içeren ifadeler
kullanarak anlatabilir. Örneğin; çocuk
artık materyallerle oluşturduğu bir
ürünü anlatırken , “Ev, araba ” veya
“yaptı babam lastikleri.”vb. gibi
ifadeler kullanabilir. Eğitimci, “Evet
kırmızı bir araba yaptın”, “Baban
arabanın lastiğini tamir ediyor”
şeklinde çocuğun söylediğini
genişleterek ve gramer yapısına uygun
olarak cümleyi tamamlayabilir. Bu
genişletmeler ve cümle tamamlamalar,
çocukların eksik ya da karışık olarak
söylediklerinin farkına varmalarını
sağlar. Bu yöntemle çocukların hem
telaffuzları hem de dil kazanımları
desteklenmiş olur.
Sonuç olarak, yaratıcı
sanat çalışmaları çocukların dil
kazanımlarında bir laboratuar gibidir.
Çocuklar bu çalışmalarda yaratıcı
ürünlerini oluştururken, ürünleriyle
ilgili duygu ve düşüncelerini
aktarırken, dille ilgili dinleme,
konuşma ve anlama becerilerini
kazanır. Verilen yönergeleri
izleyebilmeyi öğrenir. Sorular sorma,
sorulan soruları algılama ve anlama
becerilerini kazanır. Sorulan sorulara
doğru ve anlamlı cevaplar vermeyi,
yeni durumlar karşısında düşünce
geliştirmeyi öğrenir. Kendisi için
yeni olan kavramları adlandırmayı ve
anlamlaştırmayı öğrenir. Kelime
hazinelerini zenginleştirir. Bütün bu
becerilerin yanında, konuşulan dilin
gramer yapısına uygun cümleler
oluşturmayı ve doğru telaffuz etmeyi,
sıfatların, edatların, zarfların,
fiillerin kullanım yerlerini doğru ve
yerinde kullanmayı öğrenir. Bu
bilgiler doğrultusunda bakıldığında,
çocukların dil kazanımlarının
desteklenmesinde yaratıcı sanat
etkinlikleri uygun öğrenme
ortamlarıdır.
KAYNAKÇA
Aral, N., Kandır, A. ve Can Yaşar, M.,
(2002). Okul Öncesi Eğitimi ve Okul
Öncesi Eğitimi Programı.
(Geliştirilmiş 2. Basım). Ya-Pa Yayın
Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. İstanbul.
Bunce, H.
B., (1995). Bulding a Language-Focused
Curriculum for The Preschool Classroom.
V. II A Planing Guide, Poul H. Brookes
Publishing Co. Inc. Baltimore.
Maryland.
Bunce, H.
B., ve Watkins, R. V., (1995).
“Language Intervention in a Preschool
Classroom: Implementing a Language
Focused Curriculum.” Bulding a
Language-Focused Curriculum for The
Preschool Classroom. V. I A Foundation
for Lifelong Communication. Edt. By
Rice Mabel L. And Wilcox Kim A. Paul
H. Brookes Publishing Co. Inc.
Baltimore, Maryland.
Cooke, J.
ve Williams, D., (2000). Working with
Children’s Language. Edited By Clare
Latham. Winslow Press. UK.
Darıca, N., (2003a). Yaratıcı
Etkinlikler. Morpa Kültür Yayınları.
İstanbul.
Darıca, N., (2003b). Okul Öncesi
Eğitimciler İçin Etkinlik Dünyası
Uygulama Kitabı. Morpa Kültür
Yayınları. İstanbul.
Erdemir,
N. ve Kandır, A. (2002). “Erken
Çocukluk Eğitiminde Yaratıcı Sanat
Etkinlikleri.” Erken Çocukluk Gelişimi
ve Eğitimi Sempozyumu “Geleceğe
Bakış.” 17-18 Ekim. Gazi Üniversitesi
Meslaki Eğitim Fakültesi, M.E.B. Okul
Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ve Kök
yayıncılık İşbirliği. Ankara.
Galda,
L., Cullinan, B. E. ve Strickland,
D.S., (1997). Language, Literacy, and
The Child. (Second Edition). Harcourt
Brace College Publishers. Florida.
Hohmann,
M.,(1997). High/Scope Education
Research Foundation A Study Guide to
Education Young Children. High/Scope
Press. Michigan.
Kefi, S., (2002). “Okul Öncesi Eğitim
Kurumlarında Etkin Bir Öğrenme
Ortamında Sanat Etkinlikleri ile
Çocukların Yaratıcılıklarının
Geliştirilmesinde Farklı Bir
Yaklaşım.” Erken Çocukluk Gelişimi ve
Eğitimi Sempozyumu “Geleceğe Bakış.”
17-18 Ekim. Gazi Üniversitesi Meslaki
Eğitim Fakültesi, M.E.B. Okul Öncesi
Eğitimi Genel Müdürlüğü ve Kök
yayıncılık İşbirliği. Ankara.
Ömeroğlu,
E., (1990). Anaokuluna Giden Beş Altı
Yaşındaki :ocukların Sözel
Yaratıcılıkları ve Yaratıcı Drama
Eğitiminin Etkisi. (Yayınlanmamış
Doktora Tezi), Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Enstitüsü.
Rice, M. L., (1995). “The Rational and
Operating Prenciple for a Langage-Focused
Curriculum for Preschool Children.”
Bulding a Language-Focused Curriculum
for The Preschool Classroom. V. I A
Foundation for Lifelong Communication.
Edt. By Rice Mabel L. And Wilcox Kim
A. Paul H. Brookes Publishing Co. Inc.
Baltimore, Maryland.
Turla, A., (2003). Çocuk ve
Yaratıcılık “Çocuğum Daha Yaratıcı
Olabilir mi?” Morpa Kültür Yayınları.
İstanbul.
Yazıcı, Z., (2003). “Dil Merkezli Okul
Öncesi Eğitim Programları.” Okul
Öncesi Eğitim Kurumlarında Etkin Bir
Öğrenme Ortamında Sanat Etkinlikleri
ile ocukların Yaratıcılıklarının
Geliştirilmesinde Farklı Bir
Yaklaşım.” Erken Çocukluk Gelişimi ve
Eğitimi Sempozyumu “Geleceğe Bakış.”
17-18 Ekim. Gazi Üniversitesi Meslaki
Eğitim Fakültesi, M.E.B. Okul Öncesi
Eğitimi Genel Müdürlüğü ve Kök
yayıncılık İşbirliği. Ankara.
Wilcox,
K. A., ve Morris, S. R., (1995).
“Speech Intervention in a Language
Focused Curriculum.” Bulding a
Language-Focused Curriculum for The
Preschool Classroom. V. I A Foundation
for Lifelong Communication. Edt. By
Rice Mabel L. And Wilcox Kim A. Paul
H. Brookes Publishing Co. Inc.
Baltimore, Maryland.
|