Anasayfa
   
  Atatürk Haberler Etkinlikler Planlar Oyunlar Dökümanlar Download XPN
   

 
ilkokuma.com
ilkokuma
ilkokuma.com Anasayfa
ilkokuma.com
ilkokuma.com Dökümanlar
ilkokuma.com
ilkokuma.com İlk Okuma-Yazma
ilkokuma.com
ilkokuma
ilkokuma.com
ilkokuma


ilkokuma

 İl Milli Eğitim Müdürlükleri

 

Google

 

 

 


 


 

 
 

 

 

 

 

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DİL KAZANIMI

Öğr.Gör. Zeliha YAZICI*

Uzm. Münevver CAN YAŞAR**

 

ÖZET

Çocuklar doğduğu andan itibaren çevresinde konuşulan dili öğrenmeye başlamaktadır. Çocuklar dili öğrenirken sadece bir dizi sözcüğü değil, bu sözcüklerin bir dizi haline getirilmesine olanak veren gramer kurallarını da öğrenmektedir. İlk başlarda bu kurallar her biri doğruluğu ya da yanlışlığı saptanacak bir hipotezdir. Çocuk deneye deneye, başkalarıyla konuşmalarında bu kuralları uygulayarak, “hipotezleri” gramer kuralları haline dönüştürür. Çocukların dil kazanım süreçleri incelendiğinde dili anlama ve konuşmada belli aşamaları geçirdiği görülmektedir. Normal gelişim gösteren bütün çocuklarda dil kazanımı aynı aşamaları takip etmekte ve basitten karmaşığa doğru bir yol izlemektedir. Çocuğun gelişimsel olarak dili kazanabilmesi, dilin yapısını oluşturan temel sistemlere bağlıdır. Dil sisteminin dört temel alanı ve her alanında bazı temel kuralları vardır. Bunlar; sesbilim, söz dizim, biçim bilim ve anlam bilimdir. Bu çalışmada, çocuk dilindeki söz dizim ve biçim bilim gelişim aşamaları üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Dil kazanımı, erken çocukluk döneminde dil gelişimi, çocuk dilimde söz dizim, biçimbirim.

LANGUAGE ACQUISITION AT EARLY CHILDHOOD PERIOD

 

ABSTRACT

 

Children start to learn the language spoken around from the time they were born onwards. While learning language they learn not only a series of words, but also the grammar rules giving a chance to convert them into series of words. At first, these rules are a hypothesis, of which truth or falsity should be determined. The child starts to convert these hypotheses into grammar rules by trying out and applying them in his speeches. When we examine the process of children’s language acquisition, it is observed that they pass through certain stages in comprehending and speaking the language. At the children of normal growth, language acquisition follows the same stages and a track from simple to complex. The fact that the child is able to acquire the language in terms of development depends on the factors making up the basic systems of the language. There are four basic fields of the language system and some rules at each one. These are phonetics, syntax, morphology and semantics. In this study, development stages of syntax and morphology at child language were examined.

Key words: Language acquisition, language acquisition at early childhood period, syntax at child language, morpheme .

GİRİŞ

Çocuk doğduğu andan itibaren çevresinde konuşulan dili öğrenmeye başlamaktadır. Çocukların dili bir iletişim ve düşünme aracı olarak kullanabilmesi için dile ilişkin bir takım sembolleri öğrenmesi ve bu sembolleri hafızasında depolayarak gerektiği durumlarda kullanabilmesi gerekmektedir.

Çocuklar dil gelişimi ve öğrenimine donanımlı olarak dünyaya gelirler. Dünyaya geldikleri andan itibaren de insan sesini ve diğer sesleri özelliklede bu sesler arasından annelerinin seslerini ayırt edebilecek yetiye sahiptirler. Çocukların dili anlama ve dili üretme kapasitesi çok erken yaşlarda başlamakta ve yaşam boyu devam etmektedir. Diğer bir deyişle dilsel özellikler insan gelişimin bir parçasıdır (DeCasper ve Fifer, 1980:1175). Chomsky (1975), çocuğun dil kazanımının sadece benzerlik (analoji) ve taklit olarak açıklanamayacağını, çocukların dil kazanım aracı (LAD) ile doğduğunu, dil kazanımının temelde insan gelişimi ile bağlantılı olduğunu ileri sürmektedir. Çocuklar, çevrelerinde duyduğu konuşmaları çeşitli seviyelerde ve türlerde hemen hafızasına alır ve daha sonra da bu deneyimlerini kendi oluşturduğu cümlelerinde kullanmaya başlar (s.8).

Doğuştan gelen bu kapasite ile çocuklar, içinde bulunduğu bir dilin grameri hakkında hipotezler oluşturmakta ve aşamalı olarak gramer kurallarını keşfedip bu kuralları kendi cümlelerini oluşturmak için kullanmaktadır. Çocuklar dili öğrenirken sadece bir dizi kelimeyi değil, bu kelimelerin bir dizi haline getirilmesine olanak veren gramer kurallarını da öğrenmektedir. İlk başlarda bu kurallar her biri doğruluğu ya da yanlışlığı saptanacak bir hipotezdir. Çocuk deneye deneye, başkalarıyla konuşmalarında bu kuralları uygulayarak, “hipotezleri” gramer kuralları haline dönüştürür.  (Chomsky, 1975:8-19).

Normal gelişim gösteren bütün çocukların tüm gelişim alanlarında evrensel bir düzen vardır. Dünyadaki kültürlerin hepsinde çocuklar, ilk yılda tüm kültürlere özgü sesleri çıkarabilirler ve ortalama 2-4 yaşları arasında konuşmayı öğrenebilirler. Bu evrensel düzenin ortaya çıkmasında bireysel farklılıklar görülmekte, bu nedenle gelişim hızı ve düzeyi farklılık gösterebilmektedir. Gelişmenin diğer görünüşlerinde olduğu gibi dil kazanım sürecinde de gelişim hızı bütün çocuklarda aynı değildir. Örneğin; bir çocuk ilk kelimeyi 10. ayda diğer bir çocuk da 20. ayda söyleyebilir. Bir çocuk kompleks cümleleri 5,5 yaşında diğeri de 3 yaşında kullanabilir (Genishi, 1988).

Çocukların dil kazanım süreçleri incelendiğinde dili anlama ve konuşmada belli aşamaları geçirdiği görülmektedir. Normal gelişim gösteren bütün çocuklarda dil kazanımı aynı aşamaları takip etmekte ve basitten karmaşığa doğru bir yol izlemektedir. Bütün çocuklarda dil kazanım süreci ilk önce bireysel seslerle başlar,  sırayla heceler,  tek kelimeli cümle, iki kelimeli cümle, üç ve daha fazla kelimeli cümle ve son olarak da karmaşık cümleler gelişmektedir (Charlesworth, 1993:297; Parent Center New Zealand, 2001:2). Çocuğun gelişimsel olarak dili kazanabilmesi, dilin yapısını oluşturan temel sistemlere bağlıdır.

Dil sisteminin dört temel alanı ve her alanında bazı temel kuralları vardır. Bunlar sesbilim (ses yapısı), söz dizim, biçim bilim ve anlam bilimdir (Galda ve diğ., 1997:27).

Sesbilim: Seslerin bir araya gelerek anlamlı parçalar oluşturması ve bu oluşumun nasıl gerçekleştiği ile ilgili kuralları incelemektedir (Charlesworth, 1993:293; Galda ve diğ., 1997:27).

Söz  Dizimi: Cümle içerisinde  kelimelerin fonksiyonları (isim, bağlaç vb.) ve kelimelerin bir  sıra düzeni içerisinde nasıl anlamlı bir cümle oluşturulduğu ile ilgili kuralları incelemektedir. Söz dizim, bir dilin cümlelerini oluşturan kelimelerin düzeni ve sıralamasının kurallarını belirlemektedir (Galda ve diğ., 1997:27).

Biçim Birim: Cümledeki biçim birimlerin dizilişlerini incelemektedir. Biçim birimler, belirli dil kuralları çerçevesinde bir araya gelerek cümleleri oluşturmaktadır (Ekmekçi, 1991:28). Biçimbirimlerin cümledeki dizilişleri dillere göre farklılık göstermektedir. İngilizce’de bir cümle kurmak için kelimelerin cümle içerisindeki sıralanması önemlidir (Charlesworth, 1993:294). Örneğin, “köpek”, “bir”, “hayvan” ve “dır” biçimbirimleri tek başlarına bir cümle olarak kabul edilmez. Ancak “Köpek bir hayvandır” şeklinde sıralandığında bir cümle oluşturulabilir. Türkçe’de kelimelerin cümle içindeki sıralanışından çok edinimsel boyut önemlidir. Yapısal özellikler daha çok biçimbirimler yoluyla belirtilir. Örneğin, “ yenemediklerimdensin” cümlesinde “yen” bağımsız bir biçimbirimdir ve diğerleri ise “yen” biçim birimine eklenen diğer bağımlı biçimbirimlerdir (Ekmekçi, 1991:29).

Anlam Bilim: Dilin ne anlamda tanımlandığı ve spesifik durumlarda en uygun şekilde nasıl kullanıldığı, cümle içerisinde kullanılan kelimelerin içerik acısından doğru ve uygun kullanımı ile ilgili kuralları incelemektedir. Anlambilim, dili anlam yönünden ele almaktadır. Özellikle, dil ile dünyadaki nesne ve olayların gerçek bilgisi arasındaki ilişkiyi incelemektedir (Charlesworth, 1993:294; Baykoç Dönmez ve Arı, 1987:36; Galda ve diğ., 1997:27).

Bu çalışmada çocuk dilindeki söz dizim ve biçim bilim gelişim aşamaları üzerinde durulmuştur.

Söz Dizim Gelişimi

            Çocukların çoğu 10-12. aylar arasında sadece tek sözcükle konuşmasına rağmen, söylediği sözcüklerden daha fazlasını anlayabilmektedir. Çocuklar arasında bireysel farklılıklar olmasına rağmen, 13–14 aylıkken çocukların sözcük dağarcığında ortalama yaklaşık 10 sözcük yer almaktadır. Bu yaşlarda çocuklar sözcükleri anlamaya ve üretmeye başladıkları sözcükler içinde bulunduğu toplumun diline ait tek sözcüklü cümlelerden oluşturmaktadır. Çocuk dilindeki ilk cümleler, genellikle aynı hecenin tekrarına dayalı olarak ortaya çıkarılan sözcüklerden oluşmaktadır. Örneğin; baba, cici, mama, meme vb. Bu sözcükler, çocukların ihtiyaçları ve dilin doğal gelişim özelliğine bağlı olarak doğal yollarla üretilir (Flavell ve diğ., 1993:285; Bakuta, 2001:235; Pinker, 2001).

            Türk çocuklarının ilk sözcükleri; kız çocuklarında 7-8. aylarda, erkek çocuklarında ise 11-12. aylarda ortaya çıkmaktadır. İlk sözcüklerden çoğu bir veya iki heceden oluşmaktadır. Bu yapıların genellikle sesli-sessiz (“aaa-” al anlamında, at vs.), sessiz-sesli (“vee-” ver anlamında, ge-gel anlamında) ya da sessiz sesli-sessiz sesli (baba, mama dede vb.) yapıya sahip olduğu vurgulanmaktadır (Baykoç Dönmez ve Arı, 1992:125). Bir yaşın sonuna yaklaştıklarında çevrelerinde en sık duydukları dildeki konuşmaların hem ayrışan özelliklerine hem de en geniş çaplı kalıplarına odaklanmaktadırlar. Ayrıca anadillerinde kullanılan kelimeleri oluşturan belli ses ve ses dizilerini ifade etmeye başlamaktadırlar. Artık dil bilimsel periyoda doğru ilerleme başlamıştır (Bakuta, 2001:232; Flavell ve diğ., 1993:279; Cole ve Cole, 2001:295 ).

Çocuk bir sözcükle bütün düşüncelerini ifade edebilmekte ve ilk bir yılda çocukların konuşmalarında söz dizimsel bir belirti görülmemektedir (Cole ve Cole 2001:306). Bu ilk sözcükleri genelde isim türündendir ve yakın çevresinde aile üyeleri, hayvanlar ya da oyuncakları gibi kişi ve nesnelere yöneliktir. Çocukların sözcük hazineleri arttıkça daha çok fiil ve sıfat kullandıkları vurgulanmaktadır. Eylem sözcükleri (ver), niteleyici (kirli) ve sosyal kelimeler de (lütfen) ortaya çıkabilir (Bakuta, 2001:235; Pinker, 2001).

Türk çocuklarının öğrendiği ilk on kelime nitelik yönünden incelendiğinde, aile ile ilgili (baba, dede) sözcük oranı ilk sırada yer almaktadır. Bunu sırasıyla, hareket bildiren sözcükler (ver, al, aç, vb..) sosyal iletişimle ilgili sözcükler ve ünlem, yiyeceklerle ilgili sözcükler nesne isimleri ve hayvan isimlerinin izlediği görülmektedir (Baykoç Dönmez ve Arı, 1992:126). Türk çocuklarında sözcüksel sistemde isim ve fiillerin kullanımı 24 ay çıvarında kazanıldığı, Amerika’daki çocukların ise ilk kelimelerinin büyük çoğunluğunu nesne ifade eden isimlerin oluşturduğu görülmektedir (Aksu Koç ve Slobin, 1985:850; Bakuta, 2001:235; Pinker, 2001:).

Çocuklar, 17-18 aylık olduklarında dil iki farklı açıdan gelişmektedir. Birincisi sözcük hazinesi hızla gelişmesi, ikincisi ise, iki sözcüklü sıçramalarla söz diziminin gelişmeye başlamasıdır (Pinker, 2001). İki sözcüklü cümleler döneminin en çarpıcı ve en önemli özelliği, çocuğun dilindeki yaratıcılıktır. Dil bilgisi kurallarına uygun cümleleri nadiren kurmalarına rağmen, iki kelime arasındaki ilişkiden çıkarılan anlamdan dolayı tek kelimeye göre  çocuğun kurduğu anlam arasındaki ilişki iki katı fazla bilgi içermektedir (Flavell ve diğ., 1997:288; Cole ve Cole, 2001:307). Çocukların bu aşamaya geçerken “mama ver”, “daha süt” gibi ifadeler kullandığı görülmektedir. Bu durum çocuğun dilsel olarak söz dizim gelişiminin en belirgin özelliklerinden biridir. Çocukların kullandığı cümlelerde sözcükler arttıkça cümlelerin yalnızca anlam temelli olmaktan çıkıp, gramer temelli yapıların da  cümlelerine girmeye başladığını görülmektedir (Flavell ve diğ., 1993:290). Ayrıca bu dönemde çocuklar anlamlar yaratmak için kelimelerin sırasını değiştirebilir. Örneğin; “ koş baba” ve “baba koş” vb..(Cole ve Cole, 2001:308).

Bu dönemde çocuk anadilinin gramer yapısını az çok andıran şekillerde fazla sayıda sözcüğü de bir araya getirir. Çocuk sözcükleri bir araya getirirken, sözcüklerin yer aldığı farklı söz dizim kategorilerinin de farkındadır. Örneğin;“baba git” ifadesi çocuğun isim ve fiillerin farklı kelime sınıflarına ait olduklarını anladığını gösterir.

Türk çocuklarının dil kazanım süreçlerini incelediğinde, 1.7–2.4 yaşlarındaki çocukların erken dönemlerde çeşitli sözcük sıralamaları yaptıkları görülmektedir. 1.7 yaşındaki çocukların nitelik anlatımlarında sıfatları başta “soğuk su”, iki yaşındaki ise yüklem anlatımlarında sıfatları sona koymaktadır “çorba sıcak”. Bu yaşlarda çocuklar, genellikle belirtisiz nesneleri daima fiillerden önce “kalem getir”, belirtili nesneleri hem yüklemden sonra “getir kalemi” hem de yüklemden önce “kalemi getir” kullanılabilmektedir  (Akt. Aksu Koç ve Slobin, 1985:856). İki sözcüklü cümlelerin dil bilgisi yapılarında çoğunlukla “özne-yüklem” (Baba deldi, ayav düttü- köpek düştü vb..) yapısının olduğu görülmektedir. Bunu sırasıyla “nesne-yüklem (mama detiy-mama getir, çabuu ve-sabun ver, apkabı budu- ayakkabımı buldum vb..)” ve “özne- nesne” (çağırma- isim,anne çiçe- anne çicek), “soru” (özne-yüklem, Ayşe bab?), “gösterme isim”, “isim–ünlem”, “isim-isim”, “isim-olumsuz”, “sıfat-isim”, “isim- sıfat”, “yüklem sıfat” yapıları izlemektedir (Baykoç Dönmez ve Arı,1987:54).

Çocukların yaklaşık 2-2.5 yaşlarında oluşturduğu cümlelerde ikiden fazla sözcük görülmeye başlar. Üç yaşlarında isim, fiil, sıfat ve edatları kısa cümlelerde kullanmaya ve anlamaya başlarlar. Zamirlerin ortaya çıkma oranı biraz daha geçtir. Çocuklar 2.5 yaşlarında, önce kendi adını söyler ve “ben, beni, sen” zamirlerini anlamaya başlarlar. Üç yaşlarında diğer zamirleri kullanmaya başlarlar, ancak sıklıkla hata yaparlar. Örneğin ”ben yaptı onu” gibi (Cooke ve Williams, 2000:62; Cole ve Cole, 2001:307 ).

İki yaşındaki Türk çocukları konuşmalarında, öznenin vurgulandığı durumda “Ben” birinci tekil kişi zamirlerini kullanmakta örneğin; “ben yaptım”, “ben aldım” vb., cümlede yüklem veya nesne vurgulandığında ise, fiilin sonuna birinci tekil şahıs ekini ekleyerek kullanmaktadır. Örneğin; “ceket giydim”, “atta gittik” vb. (Slobin ve Talay,1986:4-6).

 

Biçim Birimin Gelişimi

Çocuklar tam cümleler kurmak için daha çok kelimeyi bir araya getirmeye başladıklarında, kullandıkları kelimelerin dilbilgisi yapılarının karmaşıklığını ve çeşitliliğini de artırırlar (Cole ve Cole, 2001:307). Çocukların dilleri geliştikçe, kazanılan her yeni sözdizimsel ve biçimsel öğeler cümlenin uzunluğunu ve karmaşıklığını etkilemektedir (Ege ve diğ, 1998:20). Kazanılan her yeni ile çocukların cümlelerinin uzunluğu da artmaktadır. Çocuk cümlelerine biçim birimlerin eklenmesiyle çocuk cümleleri yetişkinlerin cümlelerine daha çok benzetmektedir. Zaman, şahıs, soru, olumsuz ekleri ve ismin halleri her biri bir biçim birimi oluşturmaktadır. Bütün çocuklar anadillerindeki temel takıları aynı sabit oranda öğrenmektedirler. Çocuklar önce temel sözcüğü, adım adımda dilin kurallarını ve cümle düzenlerini öğrenmektedirler. Çocuklarda dil kazanım oranı hızlı ya da yavaş olsa da biçim birim yapım ekleri (dil bilgisi) bütün çocukların konuşmalarında genellikle aynı dizide ortaya çıkmaktadır. Gramer yapım eklerinim ortaya çıkması çocukların isimler ile fiilleri ayırt etmeye başladığının güçlü bir göstergesidir. Çünkü çocuk konuşmalarında cümle içindeki hangi sözcüklere hangi eklerin getirilmesi gerektiğini belirleyen yetişkinlere ait kurallara uymaya başlamaktadır (Flavell ve diğ., 1997:291; Cole ve Cole, 2001:308).

Türk çocukları sözcüksel sistemdeki isim ve fiillerin kullanımı 24 ay çıvarında kazanılmaktadır. Çocuklar, isimlerin hallerini, çoğul durumları, zamanların bir kısmını, kişi, olumsuzluk ve soru ifadelerini kullanabilir. Tek sözcüklü dönemde de isim ve fiilleri 15 aylıkken üretkence kullanmaya başlarlar. Örneğin; “bitti” sözcüğü gövde ve ekiyle kullanılabilir (Aksu Koç ve Slobin, 1985:850).

İngilizce’nin kazanımında çocuklar dildeki ön ve arka ekleri kullanmadan sözcükleri gramer kurallarına uygun bir biçimde dizerek belirtmeye çalışırlar. Eklerin öğrenimi ise daha sonraki bir devreye bırakırlar. Türkçe’nin kazanımında ise çocuklar, çekim eklerine ağırlık vermekte ve tek sözcük üzerinde çekim eklerinin kullanılışını öğrendikten sonra iki sözcüğü bir araya getirmektedirler (Ekmekçi, 1988:43). Bu durumda dillerin farklı nitelikleri göz önüne alındığında dil bilimciler dil kazanımı incelemelerinde çocukların sözcelerindeki sözcük sayısı yerine biçimbirimlerin sayısını dikkate almanın daha uygun olacağını vurgulamaktadır.

Anadili İngilizce olan çocukların dil kazanımı sırasında ortaya çıkan ilk çekim ekinin şimdiki zamanı gösteren -ing (-yor) olduğu belirtilmektedir. İngilizce’nin kazanımında çocukların şimdiki zaman (-ing) ekini 20- 22. aylarda belirgin olarak kullandıkları görülmektedir. Çocuklar bu fiil şeklini, devam eden bir eylemi tanımlamak için kullanmaktadır (Cole ve Cole, 2001:308). Geçmiş zaman ekini ise 26. aylarda kullanılmaya başladığı görülse de düzensiz fillerin kazanımı daha uzun bir süreç almaktadır. Çocukların düzenli filleri öğrendikten sonra bu durumu düzensiz fiillerde genelleyerek uyarladıkları belirtilmektedir. Örneğin; give- gave yerine gived gibi (Radford, 1990:31).

Türkçe’nin kazanımında ise çocuklar, 15-18 aylarda çekim eklerinin dildeki yerini fark eder ve bu ekleri önceleri tek sözcüklerle birlikte kullanmaya sonraları da bu ekli sözcükleri bir araya getirerek uzun cümleler yapmaya başlarlar. Türkçe’de şimdiki zaman eki “–yor” 16. aylarda kullanılmaya başlamaktadır. Çocuklar 21. aylarda şimdiki zaman “-yor” ekini süre gelen olayları anlatmak için kullanmaktadırlar. Eylemlerin sonunda henüz şahıs eklerine rastlanmamaktadır (Ekmekçi, 1988:43). Gelecek “-acak, -ecek” ve geçmiş zaman “-di” ekleri 19. ayda duyulursa da bu ekler tam anlamıyla 21. aylarda ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde çocuklara yöneltilen sorular, gelecek ve geçmiş zaman içeriyorsa, çocuklar cevaplarında bu zaman eklerini kullanabilmektedir. 21. aydan sonra çocukların bu ekleri tek yönlü yaptığı konuşmaların kullandığı görülmektedir. Çocukların konuşmalarında “–miş” geçmiş zaman eki ise “–di” geçmiş zaman ekinden kısa bir süre sonra ortaya çıkmaktadır ama her iki ekin kullanımın 4 yaşına kadar tam olarak ayrımına varılamamaktadır. Bunun sebebi de geçmişteki sürecin çocukların anlamasının zorluğu olabilir. Geniş zaman eki “-r” çocuklarda 18. aylarda sadece olumsuz şekli veya emirlere karşı çıkma durumlarında kullanıldığı görülse de, ileriki yaşlarda fazla kullanılmadığı ancak ikinci yıldan sonra rica etmek veya koşullu cümlelerde kullandıkları görülmektedir (Aksu Koç ve Slobin, 1985:864; Ekmekçi, 1988:45).

Çocuklarda olumsuz formların kullanımı genellikle bir düzen içinde başlamaktadır. Olumsuz cümle yapılarının gelişimi belirli bir aşama izlemektedir. Bu aşamalar; var olmama, ortadan kalkma, yok olma, olayda yer almama, durumu reddetme, inkar ve yasak olma durumlarıdır. Çocuklarda olumsuz ifadelerin kazanım sürecinde ilk önce “hayır” ve “değil” ifadeleri görülmektedir. Örneğin; “meyve suyu yok”, “oyun şimdi değil” vb. (Cooke ve Williams, 2000:63).  

Türk çocuklarında 24. ay civarında olumsuz emirler belirmeye başlamaktadır. Örneğin; git-me vb.. Türkçe’de olumsuzluk eki “-me, -ma” fiil kökünün hemen arkasına getirilerek olumsuz ifadeler oluşturulmaktadır. İki yaşındaki Türk çocukları olumsuzluk ekini fiil kökünün hemen arkasından getirerek olumsuz ifadeleri kurabilmektedir. 2;3 yaşına kadar fiil olmayan durumlarda sıfat ve isim ifadeleri için “değil” ifadesini kullandıkları, 2;6 yaşa kadar da mevcut olmama durumunu belirtmek için de “yok” olumsuzluk ifadelerini kullandıkları görülmektedir. Bazı çocuklar “yok” ve “değil” olumsuzluk ifadelerinden birini ya da olumsuzluk eki “–me, -ma” veya olumsuzluk jesti “ııh” ifadelerini kullanmaktadır (Aksu Koç ve Slobin, 1985:850).

Çocuklar 1.5- 2 yaşlarında “evet, hayır” ve “ne, nerede” türündeki sorular arasındaki farkı ayırabilmektedir. Ancak, henüz bu soruları uygun bir şekilde cevaplayamamaktadır. Çocuklar iki yaşlarında alışılagelmiş birçok soru kalıpları sorarlar. Örneğin; bu ne, bunun adı ne? vb.. ancak bu sorular yetişkin gibi geçek anlamında anladığı söylenemez. Çünkü yetişkin tarafından yöneltilen aynı sorulara cevap vermede yetersiz kalmaktadırlar. Bu dönemde ses vurgulamalarındaki değişikliklerle özne- fiil sırası olmadan “evet- hayır” sorularını sorabilir. Soru eklerini kullanmada hala yeterli değildir. Örneğin; Bu benim sütüm? vb. (Cooke ve Williams, 2000:63)

Çocukların konuşmaları incelendiğinde özellikle soru ifadelerinin ve soru cümle yapılarını kazanımlarında aynı tür soruları cevaplamayı öğrendikten sonra soru ifadelerinin olduğu cümleleri kurmayı öğrendikleri görülmektedir (Radford, 1990:29).

Türk çocuklarında soru ifadelerinin kazanı, 15-17. aylarda “ne (mu ne?)”, 18-20 aylarda “nerede (neyde abba?)”, 20-23 aylarda “kim (nimo?)”, 23-24 aylarda “niye (nie- niye vermiyorsun?)”, “hangi (angi abba)”, 25-30 aylarda “ Mi?-Ne zaman?” vb.. soru zarflarının kullanılmaya başlandığı görülmektedir (Baykoç Dönmez ve Arı, 1992:142).

Çocuklar bir ve birden fazla nesneyi karşılaştırarak düzenli çoğulları öğrenebilirler. Anadili İngilizce olan çocukların çoğul ifadeleri, 20-22. aylarda düzenli isimlerde kullanmaya başladığı belirtilmektedir (Radford, 1990:329). Türk çocuklarında ise, çoğul ekinin 20-23 aylarda üretilmeye başlandığı ancak bazı çocuklarda 24-27. aylarda bazılarında ise 28-30 aylarda üretildiği görülmektedir (Baykoç Dönmez ve Arı, 1987:56).

Çocuklar 2,5 yaşlarında zamirleri anlayabilirler. Üç yaşlarında konuşmalarında “ben (beni, bana benim )”, “sen (seni sana senin)” kişi zamirlerini uygun bir şekilde kullanabilirler (Cooke ve Willians, 2000:44). Kişi zamirleri çocukların ifadelerinde yetişkinlere oranla daha çok görülmektedir. Çocuklar zamir kullanımına hakim olmakla kalmayıp yetişkinlerin zamir kullanmadığı yerlerde bile zamir kullanma eğilimi göstermektedirler. Çocuk kullandığı zamirleri anlamsal açıdan anladıktan sonra esnek kullanıma başlamaktadır (Slobin ve Talay, 1985:17).

Slobin ve Talay (1985), 2-5 yaş arası Türk çocuklarının kişi zamirlerini kazanımlarını inceledikleri çalışmalarında, iki yaşındaki çocukların konuşmalarında öznenin vurgulandığı durumda “Ben” birinci tekil kişi zamirlerini kullandıklarını cümlede yüklem veya nesne vurgulandığında ise fiilin sonuna birinci tekil şahıs ekini ekleyerek kullandıklarını, saptamışlardır (s.16).

Çocuklar temel anlamsal ve söz dizim ilişkilerini ifade etmeyi öğrendikten sonra bu temel ilişkileri kapsayan olayları birbirine bağlamayı öğrenmeye başlamaktadır. Çocukların dil kazanım sürecinde bağlaç kullanımlarında ilk önce sebepsel ifadeleri öğrenmektedirler, sonra şartlı ve kiplere göre zaman ifadelerinin kullanımı gelmektedir. Bunu aynı anda gerçekleşen olay ve durumları için zaman ifadeleri takip etmektedir ve son olaraktan “önce” ve “sonra” ifadeleri yan cümlecikler içinde kullanılmaktadır (Aksu Koç ve Slobin, 1985:862). İki düşünceyi bağlamak için, ilk önce “ve” bağlacını kullanmaktadırlar. Anadili İngilizce olan çocuklarda “ve” bağlacının kullanımı 26. aylarda görülmeye başlamaktadır, 28. ayda “ve” bağlacını ara sıra kullanırken, 31. ayda sürekli olarak kullanabilmektedirler. Çocuklarda görülen diğer bağlaçlar ise sırasıyla, 32. aylıkken neden sonuç ilişkisini ifade etmek için “ çünkü” bağlacı, 33. ayda “öyle” bağlacı, 34. ayda “eğer” bağlacı, 35 ayda, zıt bir durumu belirtmek için “ama, fakat” bağlacını kullandıkları görülmektedir (Lund ve Duchan,1988:39).

Türk çocuklarında bağlaçların kazanımı, 48-53 aylarda “ile”, “ve”, “çünkü”, “ama”, “ki”, “yoksa”, “hem” gibi bağlaçları kullanabilirler. 54-60. aylarda ise “–de, da” bağlaçlarının kullanıma başlamaktadırlar (Güleryüz ve Baykoç Dönmez, 1992:106).

Slobin (1988)’e göre Türk çocuklarının konuşmalarında “ve” bağlacının kullanımı ilk birkaç yılda ortaya çıkmaktadır (s.51).

Aksu Koç (1985), da Türk çocuklarının ama ve fakat bağlaçlarının 5 yaşlarında kullanıldığını belirtmektedir (s.73).

Erken çocukluk dönemi diğer gelişim alanlarında olduğu gibi çocukların dil kazanımı açısından da son derece kritik bir dönemdir. Çocuklar, dil becerilerini ebeveynler, aile üyeleri ve öğretmenler gibi dili iyi derecede konuşan kişilerle etkileşim içinde geliştirirler. Erken çocukluk dönemi öğretmen eğitimi programlarının çoğu dil gelişimi üzerinde duruyor olsalar da özellikle çocukların sosyal ve kültürel bağlamda dil kazanımına çok az vurgu yapılmaktadır. Dil kazanımının bu yönü üzerinde durulmadığı için de birçok eğitimci farklı gelişim aşamasında olan çocukların dil gelişimini nasıl destekleyeceklerini bilemedikleri gibi, dil gelişiminin beklenen düzeyde olmadığı durumlarda da bunu fark edememektedirler. Erken çocukluk dönemi eğitimcileri ve aileler çocukların dillerinin gelişmeye devam ettiğinden, kelime dağarcıklarının genişlediğinden ve gramerlerinin daha kompleks hale geldiği fark edebilmeleri için, çocukta dil kazanım süreçlerini bilmeli ve erken çocukluk döneminde onlara bunu destekleyici olanaklar sunmalıdır.

KAYNAKÇA

AKSU KOÇ, A. ve SLOBİN, I.D. 1985. “The Acquisition of Turkish” The Crosslinguistic Study of Language Acquisition. Lawrence Erlbaum Assosiates Inc. Publs. Hillsdale, New Jersey s.839-878.

AKSU KOÇ, A. 1985. “ Simultaneity in Children’s Narratives: The Development of Cohesion in Discourse. ” The Crosslinguistic Studies on Turkish Linguistic: Proceeding of the Fourth International Conference  on Turkish Linguistic 17-19 August, 1988. Middle East Tecnical University, Ankara. s.55-78.

BAYKOÇ DÖNMEZ, N. ve ARI, M. 1987. “ 12-30 Aylık Türk Çocuklarında Dilin Kazanılması” Gelişim ve Eğitim Dergisi, s.2 (36-58).

BAYKOÇ DÖNMEZ, N. ve ARI, M. 1992. “ 12-30 Aylık Türk Çocuklarında Dilin Kazanılması” G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 8(3):115-161.

BAKUTA, D. 2001. Child Development a Thematic approach. Hagohton Mifflin Company, New York s.227-244.

CHARLESWORTH, R. 1993. Understanding Child Development. Delmar Publishers Inc Albany, NewYork s.293-322.

CHOMSKY, N. 1975. Current  Issues in Linguistic Theory Sixty Printing, Mouton, The Hague, Paris.

COLE , M. and COLE, S.R. 2001. The Development of Children. Scientific Amrican Books Distributed by W.H. Freeman and Company

COOKE, J. & WILLIAMS, D. 2000. Working whit Children Language. Winslow PressOxon United Kingdom.4.

DECASPER, A. And  Fifer, W. P. 1980. “Of Human Bonding : Newborns Prefer Their Mothers’ Voice” Science. 208.S.1174-1176.

EKMEKÇİ, Ö. 1988. “Coinage of Words in Children’s Lexicon in Acquiring Turkish.” Studies on Turkish Linguistic: Proceeding of the Fourth International Conference on Turkish Linguistic 17-19 August, 1988. Middle East Tecnical University, Ankara. s. 79-93.

EKMEKÇİ, Ö. 1991. “Türkçe Ediniminde Çekim Eklerinin Rolü.” Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 1(6):22-44.

EGE, P., ACARLAR, F. ve GÜLERYÜZ, F. 1998. “Türkçe Kazanımında Yaş ve Ortalama Sözce Uzunluğu İlişkisi.” Türk Psikoloji Dergisi, 13(41):19-31.

FLAVELL, J., H. MILLIR, P. H., and  MILLIR, S.S. 1993. Cognitive Development, Prentice-HALL, Inc. New Jersey. s. 276-290.

GALDA, L.CULLINAN, B.E. & STRICKLAND, D. S. 1997. Language, Literacy and Child, Orlando, Harcourt Brace &Company Puplishing.

GENISHI, C. 1988. “Young Children’s Oral Language Development”. ED301361 (http://www.thememoryhole.org/edu/eric/ed301361.html).

GÜLERYÜZ, F. ve BAYKOÇ  DÖNMEZ. N. 1992)”48-60 Aylar Arası  Türk Çocuklarının Dil Yapılarının İncelenmesi.” G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 8(3):205-237

LUND, N.J., and DUCHAN, J. 1988. Assessing Children’s Languge in Naturalistic Contexts. Second Edition.Prentice- Hall, Inc.  New Jersey.

PARENT CENTRES NEW ZEALAND INC. 2001. “Language Development.” htpp://www.parentscentre.org.nz/babies_and_preschoolers/612mths/CLanguage.htm.

PINKER, S. 2001. “Language Acquisition.” An Invitation to Cognitive Science, 2nd Ed. V.1, Language Cambridge, MA:MIT Pres.

RADFORD, A. 1990. “The Nature of Early Child Grammar of English.” Syntactic Theory and Tthe Acquisition of English Syntax. First Publish, Basill Baalckwell, Inc . Oxford, UK.

SLOBIN, D.I., and TALAY,  A. 1985. “Development of Pragmatic Uses of Subject Pronouns in Turkish Child Language.” Proceeding of the Second Conference on Turkish Linguistic.  Bogaziçi University August, 1985. İstanbul.

SLOBIN, D. I. 1988. “The Development of Clause Changing in Turkish Child Language.” Studies on Turkish Linguistic: Proceeding of the Fourth International Conference on Turkish Linguistic 17-19 August, 1988. Middle East Tecnical University, Ankara.


 

* Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Böl. Okul Öncesi A.B.D. Öğretim Görevlisi

** G.Ü. Mes. Eğt. Fak. Çocuk Gelişimi Eğt. Böl. Okul Öncesi Eğitimi A.B.D. Araştırma Görevlisi

Mesleki                Eğitim Dergisi; 8(15): 126-138. Ocak.

 

 

 

 

 Dökümanları indirdikten sonra virüs taramasından geçirmeyi unutmayınız! İndirmede sorun yaşadığınız linki zed@ilkokuma.com yazışma adresine bildirirseniz seviniriz.

 

 

 

 
XPN