KIR ÇİÇEKLERİ SAYI 1                                                                                               ANASAYFA

KIR ÇİÇEKLERİ SAYI 2

 

      

 

Yaşasın 23 NİSAN

    Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı okulumuzda anne babalarımızın ve köy halkının yoğun katılımıyla coşkuyla kutlandı.        4.sayfada

  Devlet parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı 07/05/2005 Cumartesi saat 14:00 da

  Haydi Konya’ya……………………devamı 2.sayfada

 

 

Okul Ormanına Ağaç Dikim Çalışmaları

Benimde Bir Ağacım Oldu.

devamı 3..sayfada

 

   Kır Çiçekleri

Sayı:2

Boğaz Köyü İlköğretim Okulu Toplam Kalite Yönetimi

Mayıs 2005

 Aylık Kültür, Sanat ve Haber Gazetesi

 

         BOĞAZ KÖYÜ

TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ

  Kooperatif 1997 yılında yedi kişi tarafından kuruldu. Şu andaki mevcut üye sayısı 47’dir. Yönetim usulleri bir başkan, iki yardımcı, iki denetleyiciden oluşur.   Kooperatif bu beş kişi tarafından yönetilir. Yıllık gelir kazancı 10-30 milyar arasında değişmektedir. İş merkezi Boğaz Köyü’ne sınırlı sorunlu arazide taşınması veya taşımacılığı yapılan bütün işlerden sorumludur. Şu andaki mevcut  mal varlığı sadece yeri ve içinde kullanılan  eşyalardır.

                          3.sayfada

 

 

Ayın Röportajı

Köyümüz  Taşıyıcılar

Kooperatifi Başkanıyla

Yapılan Röportaj

-Adınız ve soyadınız nedir?

Bahattin DEMİR

- Doğum tarihiniz nedir?

1965

3.sayfada

 

 

 

SINIFLARDAN KISA HABERLER

* 3-A Sevgi Çiçekleri Şiir Kitabı’ adını taşıyan kitap basıldı.

* Canlıların çeşitliliğini konu alan bir sergi açıldı.

* Kızamık aşısı yapıldı.

* Kütüphane haftasında okulumuzda kitap sergisi açıldı.

* Okuma güçlüğü çeken öğrencilere, özel çaba harcanmaya devam ediliyor.

* Mayısın son haftasında okuma bayramı yapılacak.

* Okul kitaplığı öğretmenler odasına taşındı.

* Hafta sonu etkinlikleri devam ediyor.

KÖYÜMÜZDEN HABERLER

Ağaç Bayramı

-Köyümüzün Kayaharman Okul Ormanlığı’na Nisan ayında köy halkıyla birlikte 3000 çam ağacı ve 700 adet badem fidanı dikildi. Okulca  kutlanan ağaç bayramında her  öğrencinin bir ağacı oldu. Fatma KARAŞAHİN’in büyük desteğiyle köylülerden toplanan  malzemelerle öğle yemeği yapıldı. Kazanlarla yapılan  bulgur pilavı ve yayık ayranı afiyetle yenip içildi. Emeği geçen tüm köylülere teşekkür ediyoruz.      

 Devamı 2. sayfada

1

    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

ATATÜRK :

Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.  Devamı 2. sayfada

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MİLLİ EGEMENLİK VE DEMOKRASİ

  

  Toplumda en yüksek değerler olan; istiklalin, hürriyetin, eşitliğin, adaletin,istikrarın korunması ancak ve ancak tam ve kesin manasıyla milli egemenlik bilincinin kökleşmesi  ve yaygınlaşması ile mümkündür.

   Dünyada en sorunlu ve aynı zamanda felaketlere en çok maruz kalan milletler milli egemenliğe sahip olmayan milletlerdir.

                          Devamı 4. sayfada

 

 

 

 

 

                         

 

 

  ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

    Gelibolu Yarımadası’nda önemli olaylar oluyordu. İngiliz donanma- sı 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazını geçmeye teşebbüs etti ise de kıyı topçusunun başarılı savunması karşısında, muvaffak olamayarak ağır zayiat verdi. Donanması ile Boğazı geçemeyen düşman, bu defa Gelibolu Yarımadası’nı çıkarma ile zorlamaya karar verdi.

    Düşman birlikleri 25 Nisan 1915 günü Seddülbahir ve Arıburnu bölgesinden ilk çıkarma hareketine başladı. Ancak çıkarma hareketi ilk gün karşısında Mustafa Kemal'i buldu. Mustafa Kemal, çıkarmanın başladığını görür görmez, kuvvetlerini süratle Bigalı'dan Conkbayırı'na sevketmişti.  Arıburnu'ndan Conkbayırı'na ilerleyen İngiliz kuvvetleri, o gün, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edildi.

     Conkbayırı taarruzunda Türk askeri görülmemiş bir inanç ve cesaretle savaşıyor, tarihin en büyük kahramanlık sahneleri sergileniyordu. Dâhi komutan, kumandanlara verdiği emre şu cümleleri de ilâve etmişti: "Ben, size taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir!"

     25 Nisan 1915 günü başlayan çıkarma, kuvvetlerimiz tarafından kıyıya kadar itilmesine rağmen düşman, 26 ve 27 Nisan 1915 günleri de çıkarma harekâtına devam etti. İlerlemek isteyen İngilizlerle yer yer şiddetli çarpışmalar oldu; ancak her taarruz Türk askerinin kahramanca savunması karşısında başarısız kaldı.

 

 

Zaferin büyüklüğü savaşın çetinliği ile ölçülür.

 

 

*

Köyden Haberler

2

 23.01.2005 tarihinde İbrahim Karaduman ve Mehmet Ali Altuntaş kanalizasyon yüzünden birbirleriyle kavga ettiler. Olayda Mehmet Ali Altuntaş bacağından silahla yaralandı. Geçmiş olsun.

 

* Köyümüze organize sanayi sitesi kuruldu. Hayırlı olsun.

 

* 8/A sınıfı öğrencilerinden Emre Taşdemir ve Tuba Karaduman, 7/A sınıfı öğrencilerinden Fatma Karaduman okulumuzdan ayrılıp Nevşehir’e gittiler. Arkadaşlarımıza başarılar dileriz.

 

* Ali Osman Özdemir Ahmet Taşdemir’in arabasıyla Mersin’e giderken kaza yapmıştır. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

 

* Daha önce ayrılan Havva Karaşahin ve Erol Uçar yeniden bir araya geldiler. 

 

* 15.02.2005 tarihinde Gülüzar ile Salih, 16.02.2005 tarihinde Yasemin ile Tuncer nişanlanarak evliliğe ilk adımlarını attılar. Mutluluklar dileriz.

 

* 22.02.2005 tarihinde Azam Özdemir’in evi köye gelen çingeneler tarafından soyulmuştur. Çingeneler jandarma tarafından yakalanmıştır. 

.

GEZİ

14 mayıs cumartesi günü sabah saat 06.00’da köyden Konya’ya harekete edilecektir. Yol güzergahındaki hanlar, turistik yerler görülecektir. Şehir merkezi, Meram, Mevlana Müzesi, Alaaddin Tepesi  gezilerek akşam 19.00’da Nevşehir’e hareket edilecektir.

 

 

 

MANİLERİMİZ

 

Dertliyim dermanım yok

Köylüyüm harmanım yok

İsterim yare gidem

Elimde fermanım yok

 

Değirmenin tekeri

Ben istemem bekarı

Gelirse sarhoş gelsin

Çok getirir şekeri

 

Dere boyu düz gider

İnce belli kız gider

Kız yolunu şaşırmış

İnşallah bize gider

 

Denizin ortasında

Mum yanar sofrasında

Allah canımı alsın

Kızların ortasında

 

Elmayı soyma dişle

Sünepesin her işte

Kendin gibi bir ot bul

Derdini ona kişne.

 

Hayat bir tiyatro dediler

Herkese bir rol verdiler

En zor benim rolümdü

Önce sev sonra unut dediler

 

Köprünün altı diken

Yaktın beni gül iken

Allah da seni yaksın

Üç günlük gelin iken

 

Nevşehir’in kışı var

Deresinin akışı var

Ah şu kızı görseniz

Ne candan bakışı var

 

Trenin çerçevesi

Çerçevenin penceresi

Sevdam seni sevmeyen

Bulaşık tenceresi

 

Eşarbın yeşil olsun

Parası peşin olsun

Zengin fakir istemez

İlle de aşkım olsun. 

 Derleyenler

Sevda TAŞDEMİR 8-A

 

 

Boğazköy  Taşıyıcılar Kooperatifi başkanı Bahattin Demir okulumuza bir adet bilgisayar hediye etmiştir. Kendisine teşekkür ederiz.

 

 

 

Boğaz Köyü Taşıyıcılar Kooperatifiiii

    Kooperatifin kamyoncular üzerindeki faydaları fiyat, topluluk oluşturmak, paylaşmayı ve paylaştırmayı öğretmek, üyelerin başına gelecek kaza ve afetlerden yardım ve destek sağlamaktır. Ayrıca üyelerin kısa süreli de olsa maddi yardımlarını sağlamaktadır. Üyelerden aldığı aidat ve komisyonlardan yönetici ve görevlilerin maaş ve sosyal güvenceleri ödenmektedir. Kalan paralarla köyün herhangi bir yerine yardım yapılır. Artan paranın % 18’i devlete vergi olarak ödenmektedir.

Her altı ayda bir kurultay toplanır. Her üç ayda bir denetleme yapılır. Bir veya dört yıl arasında yönetici seçilir veya değiştirilir.

Kooperatif Başkanı Bahattin DEMİR

Hazırlayan Latife BAŞGELEN 6-A

 

 

 

 

Ağaç Bayramı

 

1.sayfadan devam

Sevgili arkadaşlar,

 

    Kayaharman mevkiinde yapılan fidan dikimi çok güzel geçti. Öğrenciler büyük bir zevkle ağaç dikti. Yöre halkının da desteğiyle öğle yemeği yapıldı. Kazanlarla yapılan bulgur pilavı ve içilen yayık ayranı midemize bayram ettirdi.

    O gün  çok mutlu oldum. Çünkü bir fidanı toprağın şefkatli kollarına bırakıyoruz. Ülkemizin akciğerlerine adeta doku naklediyoruz. Bunun sonucunda ise temiz hava ve yağmur kazanıyoruz. Ağaç erozyonu önleyerek toprağın aşınması engeller.

     Bu güzel davranışın ülkemizin ormansız arazilerinde de uygulanmasını istiyoruz. Çünkü bugün kaybedilen bir avuç toprak yarın bir ülkenin kaybolması demektir.

Ağaç dikiminde katkıları olan Karayolları 67. Şube Müdürlüğüne teşekkür ediyoruz.

Uğur TOKTAŞ  7/A

-Ormanı korumak, erozyonu önlemek demektir.
-
Toprağını kaybetmek istemiyorsan, ormanı yok etme.

 

Sınıflardan haberler

* 1-B öğrencilerinden Burak Taşdemir yerde bulduğu camla oynarken elini kesti. İlk müdahale öğretmeni tarafından yapıldı.

* 5/A sınıfı öğrencileri, öğretmenlerinin verdiği araştırma ödevlerini başarıyla tamamlamışlardır.

* Okul kitaplığı öğretmenler odasına taşındı. Türkçe öğretmeni Filiz Hamurişçi’nin  gözetimi dahilinde öğrenciler kitaplardan yararlanmaya başladı. 8. sınıf öğrencileri büyük bir ilgi gösterip kitap okumaya başladı.  

* Birinci sınıflar mayısın son haftası okuma bayramı yapacak. Çalışmalar devam etmektedir.

* Öğrenciler hafta sonu etkinliklerinde hünerlerini sergilemeye devam ediyor.

 * 5-A sınıfı her hafta sonu yapacakları  etkinliklere çok yoğun bir şekilde hazırlanıyorlar.

Kooperatif Başkanıyla Röportaj

-Kaç çocuğunuz var? İsimleri nelerdir?

5 çocuğum var. Gülşah, Ersan, Şeyma, Pembenur, Büşranur.

-Nelerden hoşlanırsınız ve nelerden hoşlanmazsınız? Çalışmaktan hoşlanırım. Yalandan ve sahtekarlıktan hoşlanmam.

-En ilginç özelliğiniz nedir?Gezmeyi çok sevmem.

- Kooperatif başkanı olmadan önce ne iş yapardınız?     Şoförlük yapardım.

- Kooperatif başkanı olmak sizi gururlandırıyor mu? Evet. İşimi düzenli ve severek yapmam beni gururlandırıyor.

-Kooperatifle ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Yedi kooperatiften üst birlik çalışması yapıyorum.

-Kooperatifin ne gibi sorunları var?

Maddi ve iş sorunları var.

-Kooperatif çalışanlarının güvenliği hakkında ne gibi önlemler alıyorsunuz? Personellerin sigortasını yaptırıyorum.

-Devletten kooperatife gelen gelirleriniz nelerdir?Devletten gelen bir gelir yoktur. Bütün kazanç üyelerden sağlanmaktadır.

-Bu gelirleri kooperatifin hangi hizmetinde kullanıyorsunuz?

Personel maaşlarında, kooperatif vergisinde, kaza yapan üyelere yardım konusunda.

-Kooperatif başkanı olmayı siz mi istediniz?

Hayır, üyeler tarafından istenildim.

-Kooperatif çalışanlarıyla aranız nasıl? İyi.

-Kooperatifte çalışan fakir insanların maaşına zam yapıyor musunuz?

Elimizden geleni yapıyorum. Ve köyün ihtiyacı olan yerlere yardım yapıyorum.

-Köye ait kaç araba var? 47 tane araba var.

3

 

   ÖĞRETMENLERDEN                                 HABERLER

* 4/A sınıfı öğretmeni Ayşe Açıkalın’ın erkek çocuğu olmuştur. Allah uzun ömürler versin.

*Türkçe öğretmeni Semra Gedik’in bir kız çocuğu olmuştur. Allah uzun ömürler versin.

*Matematik öğretmeni *Bengü Düzleyen Dinç’in bir kız çocuğu olmuştur. *Allah uzun ömür versin.

*Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmenimiz Tahir Dağaslan’ın bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir. Allah uzun ömürler versin.

*Anasınıfı öğretmeni Hilâl Kuzugüden doğum iznine ayrıldı.

*1/B sınıfı öğretmeni Selma Öztürk rahatsızlığı nedeniyle okula devam edemedi. Geçmiş olsun.

*Anasınıfı öğretmenlerin-den Filiz Kaynar evliliğe giden yolda ilk adımını atarak sözlendi.Mutluluklar diliyoruz.

*Okul müdürümüz Zeki Demirdöğen’in annesi vefat etmiştir. Başsağlığı dileriz.

 

 

          

 

MİLLİ EGEMENLİK VE DEMOKRASİ

 

    Bir milletin varlığı ve bütünlüğü; bütün maddi, manevi değer, ideal ve inançları ile oluşan ortak bir güce sahip olmasına bağlıdır.

  Türk milleti, en zor şartlarda bile bağımsızlık ve egemenlik tutkusundan ve geleneğinden taviz vermemiş bir millet olarak tarihe geçmiştir. Türkler kendi öz benliğinden aldığı gücü, azmi ve kararlığıyla tarih boyunca bağımsız yaşamış ve milli mücadele ile  bu yaşayış şeklini ebedi kılmıştır. Bu özelliği ile de bir çok millete öncü ve örnek olmuştur.                                                                                                                          Semra GEDİK

 

 

 

 

 

TEKNOLOJİ TARİHİ

 

* 1997 yılında Güneş Sistemi’nde Dünya dışında bir hayat ihtimali, Jüpiter’in 16 uydusundan biri olan Europa’da olabileceği bulundu. Galileo gönderdiği ayrıntılı Europa yüzey görüntülerinde gezegende buz tutmuş bir okyanus gözlemlendi. Bu da yaşam için gerekli olan suyun varlığını gösteriyordu.

 

* 1968 21 Temmuz’da ABD’li astronotlar Neil Armsrong ve Edwin Aldrin aya ayak basan ilk insanlar oldular.

Meryem POLAT 8/A

 

 

BOĞAZ KÖYܒNDE DÜĞÜN GELENEĞİ

    Kız isteme görücü usulüyle olmaktadır. Gelin ve damadın aileleri anlaşır. Erkek evi kız evine gelerek ‘Allah’ın emri peygamberin kavli ile kızı ister. Kız evi de ‘ oğlan gelsin görelim. Kızla oğlan konuşsunlar , tamam derlerse olur.’ der. Kızın razı olması durumunda söz günü ayarlanır. Sözde de düğün günü ayarlanır. Takılacak altınlar, alınacak beyaz eşyalar ve çeyiz konuşulur. Erkek evi kız evindeki kişilere dimilik, kazak, çorap, mendil, iç çamaşırı koyar. Düğün zamanında ise mobilyalar alınır. Pazarlık yapılır. Pazarlıkta gelinin eşyaları, gelinliği alınır. Pırtı yapılır. Pırtıda gelin kızın yorgan ve yatak yüzleri dikilir.

    Düğünler cuma, cumartesi ve pazar olmak üzere üç gün yapılır. Düğün, cuma günü erkek evinde bayrak kaldırılmasıyla başlar. Yakın akrabalar, köylüler ve komşu köyler düğüne davet edilir. Bayrak töreninde ihtiyar kişiler tarafından damadın yakınlarına bayrak verilir. Buna bayrak çekme denir. Bayrak duası ile bayrak oğlan evinin çatısına dikilir. Kız evinin akrabalarının birinde gelin kızın başı yıkanır. Kızın akrabalarının birinde toplanılır ve erkek evinden de kişiler gelirler. Burada yemekler, pastalar yapılır; oyunlar oynanır. Kız evinin akrabası geline çamaşırlar hediye verir. Oğlan evi de baş yıkayana kumaş hediye eder.

    Kız evi de erkek tarafına bohça koyar. Bu bohçada damat için alınan kıyafetler ve diğer kişilere alınan kıyafetler yer alır. Seysana (ceyiz) ile bu bohçalar da erkek evine gider.

   Cumartesi günü saat 10-11 gibi erkek evinden bazı erkekler davul zurna eşliğinde halay çekerler. Kız evi halay çekenlere mendil dağıtır. Ayrıca davulcuya ve zurnacıya da havlu mendil verilir. Erkek evinden gelen kadınlar gelini giydirir. Ondan sonra erkek tarafı (sâmen)  gelmeye başlar. Erkek tarafından gelen kadınlar kız evinde kalırlar, erkekler ise kız evinin komşuları tarafından yemeğe götürülür. Yemekte genelde kıymalı pide veya et yemekleri yerler. Kadınlar kendi aralarında eğlenirken erkek evinden gelen çerez kadınlara dağıtılır. Kız evinin komşuları bu defa da kadınları yemeğe götürür. 

    Kına günü akşamı yine erkek evinden kadınlar ve erkekler gelir. Erkekler kız evinin komşularında çay içerler. Kadınlar ise kendi aralarında erkek kılığına girerek oyunlar yaparlar. Gelini ağlatmaya çalışıp kına yakarlar.

    Oğlan evi kız evinden eşyaları almaya geldiğinde sandığın üzerinde bir kişi olursa bayraktar para verir. Sandığın içine kızın annesi helva koyar. Erkek evinden kişiler davul, zurna ve deve ile kızı almaya gelir. Deve bir kişinin önüne çöker kalkmazsa deveye para verilir. Kızın erkek kardeşi kıza kuşak bağlar. Kızın koluna görümcesi ve eltisi girer. Köylü ile birlikte yayan erkek evine yol alınır.Yemekler yenilerek düğün sona erer.  

HAZIRLAYANLAR:

Sevda TAŞDEMİR, Yaşar ALTUNTAŞ 8/A

 

 

 

4

 

 

 

 

Sınıflardan  Haberler

*3-A Sevgi Çiçekleri sınıfı öğrencilerinin kendilerinin yazmış olduğu şiirler, müdür yardımcısı Mehmet Adaklı’nın katkılarıyla ve sınıf öğretmeni Nurdan Kars tarafından kitap haline getirildi. 3-A Sevgi Çiçekleri Şiir Kitabı adını taşıyan kitap 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında öğrencilere hediye olarak dağıtıldı.  

*Canlıların çeşitliliğini konu alan bir sergi açıldı. 4-A sınıfı öğrencileri tarafından sınıflarında hayvanlar ve bitkilerden oluşan sergi açıldı, deneyler hazırlandı.

*Kızamık aşısı yapıldı. Anasınıfı ve birinci sınıf öğrencileri sağlık ocağından gelen görevli hemşireler tarafından aşılandı.

*Kütüphane haftasında okulumuzda kitap standı açıldı. Bu çalışma öğrenciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.

*1-A ve 1-B sınıfı öğrencileri dönem başında hedeflenen zamandan önce okumaya geçtiler.

*Okuma güçlüğü çeken 2. sınıf öğrencilerinin okuma güçlükleri büyük ölçüde giderildi.  

 

 

 

 

 

     

 

 

               (ANI)                                                  HAZIRLAY                                                  Sümeyye ÖZDEMİR

BURUK SEVİNÇ

                                                 

   Köyden buradan saat 14.45’te yola çıktık. Avanos’a vardık ve tek tek sıralanan peribacalarını, mağaraları gördük. Sonra Kayseri’nin bir köyü olan Güzelce’ye vardık. Sarıhan’ı gördüm ve Sarıhan’ın ne olduğunu bilmediğim için orayı babama sordum. Cevabını şöyle öğrendim: İnsanların arabalarının olmadığı zamanlarda, insanlar develerle buralardan geçerlermiş. Dinlenmek ve uyumak için bir geceliğine burada kalırlarmış.

    Kayseri’nin içine girdik. Çevresi karlarla kaplı olan Erciyes dağının yanından geçtik. Sonrasında Çinkur fabrikasını gördük. Bu büyük fabrika dünyanın en büyük üçüncü fabrikasıy- mış. Şimdi bu fabrika harap bir halde. Kayseri’deki meyve suyu fabrikasının karşısında bulunan şeker fabrikasını da  gördük. Bu fabrikalardan sonra geniş bir alana sahip olan Kayseri Organize Sanayisi’ni de gördük. Sonunda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne vardık. Hastaneden çocuğumuzu ve yengemi çıkardık. Tekrar evimize döndük. Ama bu dönüşten sonra tekrar Kayseri’ye gidemedik. Çocuğumuz ameliyat olmuştu, ama ameliyattan kalkamadı, vefat etti.

Latife BAŞGELEN 6-A

 

                              8\A  Sın

 

 

 

AMANSIZ DÜŞMANIM SİGARA

 

Ramazan Bozkuş 39 yaşındadır. Ramazan Bey, sigara bağımlısıymış. Sigaraya birinci sınıfta başlamış ve bunda arkadaşlarının rolü büyük

olmuştur.

Önceleri günde bir paket sigara içerken daha sonraları günde altı paket sigara içmeye başlamış. Sonra vücudu ısınarak ayaklarında yanmalar başlamış. Şimdi geri kalan olayları kendisinden dinliyoruz:

Daha sonra şüphelenerek hastaneye gittim. Doktora bacaklarımın sızladığını söyleyip kan aldırdım. Kan alınınca biraz rahatladığımı zannediyordum, ama ben öyle sanmışım. Doktor bana, ‘Sen hastalığını bilmiyorsun.’ dedi ve doktorla tartıştım. Doktor gözlerime bakarak kriz geçirdiğimi söyledi. Üç gün yoğun bakımda yattım. Doktor hastalığımı teşhis edemedi. Beni Kayseri Devlet Hastanesi’ne gönderdi. Hastalığım koroner artermiş. 15.03.2005 tarihinde anjio oldum. Oradan beni özel Kayseri kalp hastanesine gönderdi. Orada da bir müddet yattıktan sonra iyileşerek evime geldim. Doktorum Şükrü Ünal’a teşekkür ettim.

Şimdi ise yürüyüş yapıyorum ve doktorumun tavsiyelerine uyuyorum. Ben buradan çocuklarımıza ve gençlerimize sesleniyorum. Sigara içenler sigarayı bıraksın, içmeyenler ise heves edip bir defalığına bile içmesin! Hayat o kadar güzel ki değerini bilelim.

 

Sümeyye ÖZDEMİR 8-A

 

Ø     Mutluluklar paylaşınca çoğalır, nefret paylaşınca azalır.

Ø     İnsan okuyarak bilir, yaşayarak öğrenir.

Ø     Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun, niye bugünden başlamıyorsun

5

 

ŞİİR

 

EN İYİSİ

Dağ tepesinde bir çam olamazsan

Vadide bir çalı ol.

Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın!

Çalı olamazsan bir ot parçası ol,

Bir yola neşe ver.

Bir misk çiçeği olmazsan bir saz ol.

Güneş olmazsan yıldız ol. Kazanmak yahut kaybetmek ölçü ile değildir.

Sen her neysen, onun en iyisi ol!

 

 

AYIN KİTAP KURTLARI

 

Sümeyye Özdemir 8/A  6 kitap

Yasin İpek 8/A 3 kitap

Ayşe Karaşahin 8/A 3 kitap

Hacı Mehmet Bozkuş 7/A  6 kitap

Meryem Altuntaş 7/A 6 kitap

Bahar Ulutaş 7/A 2 Kitap

Kezban Özer 7/A 5 kitap Latife Başgelen 6/A 3 kitap

Havva Toktaş  6/A 3 kitap

Bahar Özçiftçi 6/A 4 kitap

Tuğba Çekiç 5/A 9 Kitap

Fatma Karaduman  5/A  20 kitap

Döne Cingitaş 5/A   20 Şerife Açıkgöz 4/A 30 kitap

Mustafa Sertkaya 3/A 21 kitap

Gökhan Özer 2/A  12 kitap

Eyüp Köybaşı 2/A 20 kitap

Sevilay Köybaşı 1/A 18 kitap

Hamza Çelik 1/B 15 kitap

 

 

ÖDÜLLÜ

YANILMACA

 

 

 

 

Filin Kaç ayağı Var?

Hangi Çizgi Daha Uzun

Hangi Kova Daha Büyük

 

SORU  7-

 

BİR GÜN BÜYÜKADA’YA GİDİYORDUM. İSKELEDE BİR ADAM GÖRDÜM, YANINDA KARISI VE ÜÇ ÇOCUĞU VARDI. HEPSİNİN ELİNDE BİR SEPET HER SEPETTE BİR KEDİ VE HER KEDİNİN YANINDA SEKİZ YAVRU KEDİ VARDI. ADAYA KAC CANLI GİDİYORDU?

 

 

 

 

 

 

BULMACALAR

 

ZEKA SORULARI

 

SORU 1- Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?

 

SORU 2- Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları yarımşar saat arayla almanızı tavsiye ederse, ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?

 

 SORU 3- Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambası, bir        gaz sobası ve bir de mum bulunan karanlık ve soğuk bir    odaya girdiniz... Önce hangisini yakarsınız.

 

SORU 4- Öğretmeni Seda'ya çözmesi için 35 soruluk bir test verir ve ona doğru çözeceği her soru için 3 çikolata vereceğini, yanlış yapacağı her soru içinde 1 çikolatayı geri alacağını söyler.Soruları çözdükten sonra Seda'nın 5 çikolatası olduğuna göre, sorulardan kaçını doğru yapmıştır ?


SORU 5- Chicago'dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullanıyorsunuz. Pittsburgh'da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland'da 8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia'ya vardığınızda şoförün adı neydi?

 

SORU 6- Bir ölüm mahkumuna kral son 1 sans verir.

Bir avluya mahkumla beraber,2 adet gardiyan koyar.Bu gardiyanlardan biri ne sorulursa sorulsun DOGRU yanıt verecek,digeri ise ne sorulursa sorulsun YALAN soyleyecektir.Avlunun 2 adet kapısı vardır.Birisi

 Kurtulusa cıkan kapı,digeri ise ölüm kapısı.Mahkum

 Kapıların hangisinin kurtulusa veya ölüme acıldıgını

ve ayrıca gardiyanlardan hangisinin dogrucu hangisinin yalancı oldugunu bilmemektedir. Ve sadece 1 soru hakkı vardır.Gardiyanlardan hangisine sorarsa sorsun

bir yanıt alacak ve kapıyı sececektir. Bunu yapar.

Bir soru sorar ve yanıtını alır. Aldıgı yanıta gore kapıyı

Secer ve kurtulur.

Mahkum ne sorar?

Mouse.wmf (14270 bytes)

      Miki'nin Kibritleri 

   Miki fare kibrit kutusunda bir miktar kibrit buldu; kibritlerin sayısını 2 kata çıkarıp 8 kibrit aldı. Biraz sonra Donald Amca geldi, o da kibrit sayısını 2 kata çıkarıp 8 kibrit aldı. ardından Garfield geldi, aynı şekilde kibrit sayısını 2 kata çıkarıp 8 kibrit aldı. Tazmania Canavarı kibrit kutusunun yanına geldiğinde bir de baktı ki hiç kibrit kalmamış, sinirlendi ve etrafta ne varsa yıkıp dökmeye başladı.
Kibrit kutusunda başlangıçta ne kadar kibrit vardır?

 

6

      

 

 

      FIKRALAR

 

 

 Fedakar arkadaş

Annesi, Barış'a:
– Yavrum, geçen yıl sınıf birincisi olmuştun; ne kadar sevindirmiştin bizi. Oysa geçen gün öğretmene sordum. Bu yıl onuncu durumdaymışsın, ayıp değil mi?
Barış:
– Hep sen mi sevineceksin anneciğim? Biraz da başka arkadaşlarımın anneleri sevinsin.

 

 

 

  Deniz

Küçük Ayhan'la Mine konuşuyorlardı:
-Nehirler nereye dökülür?
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor

 

 

 

* Gülme komşuna dayak yersin.

* Büyük lokma ye anca doyarsın.

* Üzümü ye sahibi gelince kaçarsın.

* Tencere yuvarlanmış yemek dökülmüş.

*Su uyur, akarsu uyurgezer

 

TERSTEN OKUNAN CÜMLELER

 

Kim o komik.

Firar eder arif.

Yok adını da koy.

Ey kekeme kek ye.

Tasla kepek al ye.

Arazi küçük iz ara.

Al Pakize bezi kapla.

Nine son işin o senin.

Az al yahu bu haylaza.

Zamlı tas neden satılmaz.

Kasaya mal koyana yoklama yasak.

Asan ali ile veli ilan asa.

Rıza, Haluk okula hazır.

 

BİLMECELER

 

 

 

Kuyruklu kumbara

Ekin taşır ambara.

 

 

 

Yer altında yağlı kayış.

Yanıltmaca: Söylenişleri birbirine yakın olan seslerden kurulmuş sözcüklerin, hızlı söylenmesi temeline dayanan, tam veya yarım cümlelerden meydana gelmiş sözcük gruplarıdır.

  • Çatalca'da topal çoban çatal yapar, çatal satar. Bilmem parası var mı da çatal sapan yapar, satar; bilmem parası yok mu da çatal sapan yapar, satar.
  • Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi hoşafı.
  • Kırk kartal, kırkı da kanadı kırık kartal.
  • Şu çocuğu gıdıklasak da güldürsek mi, yoksa gıdıklamasak da güldürmesek mi?
  • Herkes mıhlamalandı, biz hâlâ mıhlamalanamadık
  • Dal üstünde bir tırtıl yaprak yiyor kıtır kıtır.
  • Şinasi bu senin son şansın.
  • Bu yaz tuz ucuzudukça ucuzudu.

 

 

7

 

İniş

Öğretmen Hayat Bilgisi dersini sona erdirmişti ki, bir çocuk parmağını kaldırarak sordu:
– Öğretmenim, gerçekten günün birinde dünyamız yok olacak mı?
– Evet, çocuğum
Öğrenci bir an düşündü:
– Peki uçmakta olan uçaklar o zaman nereye inecekler?

 

 

Sıkı Tembih

Öğretmen, Nihat'ın yanına gelerek sordu:
– Ne o Nihat, hasta mısın?...
– Hayır öğretmenim, hasta değilim.
– Kulağındaki pamuk ne?
– Annem, okula gelirken sıkı sıkı tembih etti:
"Okulda öğrendiklerin, bir kulağından girip öbüründen çıkmasın! dedi.


 

* Leyleğin ömrü ayakta geçer.

* Tatlı söz yılana vız gelir.

* Tok ayı şakır şakır oynar.

* Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer tavuk kümesidir.

 

 

 

      FIKRALAR

 

 

 Fedakar arkadaş

Annesi, Barış'a:
– Yavrum, geçen yıl sınıf birincisi olmuştun; ne kadar sevindirmiştin bizi. Oysa geçen gün öğretmene sordum. Bu yıl onuncu durumdaymışsın, ayıp değil mi?
Barış:
– Hep sen mi sevineceksin anneciğim? Biraz da başka arkadaşlarımın anneleri sevinsin.

 

 

 

  Deniz

Küçük Ayhan'la Mine konuşuyorlardı:
-Nehirler nereye dökülür?
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor

 

 

 

* Gülme komşuna dayak yersin.

* Büyük lokma ye anca doyarsın.

* Üzümü ye sahibi gelince kaçarsın.

* Tencere yuvarlanmış yemek dökülmüş.

*Su uyur, akarsu uyurgezer

 

TERSTEN OKUNAN CÜMLELER

 

Kim o komik.

Firar eder arif.

Yok adını da koy.

Ey kekeme kek ye.

Tasla kepek al ye.

Arazi küçük iz ara.

Al Pakize bezi kapla.

Nine son işin o senin.

Az al yahu bu haylaza.

Zamlı tas neden satılmaz.

Kasaya mal koyana yoklama yasak.

Asan ali ile veli ilan asa.

Rıza, Haluk okula hazır.

 

BİLMECELER

 

 

 

Kuyruklu kumbara

Ekin taşır ambara.

 

 

 

Yer altında yağlı kayış.

Yanıltmaca: Söylenişleri birbirine yakın olan seslerden kurulmuş sözcüklerin, hızlı söylenmesi temeline dayanan, tam veya yarım cümlelerden meydana gelmiş sözcük gruplarıdır.

  • Çatalca'da topal çoban çatal yapar, çatal satar. Bilmem parası var mı da çatal sapan yapar, satar; bilmem parası yok mu da çatal sapan yapar, satar.
  • Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi hoşafı.
  • Kırk kartal, kırkı da kanadı kırık kartal.
  • Şu çocuğu gıdıklasak da güldürsek mi, yoksa gıdıklamasak da güldürmesek mi?
  • Herkes mıhlamalandı, biz hâlâ mıhlamalanamadık
  • Dal üstünde bir tırtıl yaprak yiyor kıtır kıtır.
  • Şinasi bu senin son şansın.
  • Bu yaz tuz ucuzudukça ucuzudu.

 

 

7

 

İniş

Öğretmen Hayat Bilgisi dersini sona erdirmişti ki, bir çocuk parmağını kaldırarak sordu:
– Öğretmenim, gerçekten günün birinde dünyamız yok olacak mı?
– Evet, çocuğum
Öğrenci bir an düşündü:
– Peki uçmakta olan uçaklar o zaman nereye inecekler?

 

 

Sıkı Tembih

Öğretmen, Nihat'ın yanına gelerek sordu:
– Ne o Nihat, hasta mısın?...
– Hayır öğretmenim, hasta değilim.
– Kulağındaki pamuk ne?
– Annem, okula gelirken sıkı sıkı tembih etti:
"Okulda öğrendiklerin, bir kulağından girip öbüründen çıkmasın! dedi.


 

* Leyleğin ömrü ayakta geçer.

* Tatlı söz yılana vız gelir.

* Tok ayı şakır şakır oynar.

* Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer tavuk kümesidir.

  

 

 

      FIKRALAR

 

 

 Fedakar arkadaş

Annesi, Barış'a:
– Yavrum, geçen yıl sınıf birincisi olmuştun; ne kadar sevindirmiştin bizi. Oysa geçen gün öğretmene sordum. Bu yıl onuncu durumdaymışsın, ayıp değil mi?
Barış:
– Hep sen mi sevineceksin anneciğim? Biraz da başka arkadaşlarımın anneleri sevinsin.

 

 

 

  Deniz

Küçük Ayhan'la Mine konuşuyorlardı:
-Nehirler nereye dökülür?
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor

 

 

 

* Gülme komşuna dayak yersin.

* Büyük lokma ye anca doyarsın.

* Üzümü ye sahibi gelince kaçarsın.

* Tencere yuvarlanmış yemek dökülmüş.

*Su uyur, akarsu uyurgezer

 

TERSTEN OKUNAN CÜMLELER

 

Kim o komik.

Firar eder arif.

Yok adını da koy.

Ey kekeme kek ye.

Tasla kepek al ye.

Arazi küçük iz ara.

Al Pakize bezi kapla.

Nine son işin o senin.

Az al yahu bu haylaza.

Zamlı tas neden satılmaz.

Kasaya mal koyana yoklama yasak.

Asan ali ile veli ilan asa.

Rıza, Haluk okula hazır.

 

BİLMECELER

 

 

 

Kuyruklu kumbara

Ekin taşır ambara.

 

 

 

Yer altında yağlı kayış.

Yanıltmaca: Söylenişleri birbirine yakın olan seslerden kurulmuş sözcüklerin, hızlı söylenmesi temeline dayanan, tam veya yarım cümlelerden meydana gelmiş sözcük gruplarıdır.

  • Çatalca'da topal çoban çatal yapar, çatal satar. Bilmem parası var mı da çatal sapan yapar, satar; bilmem parası yok mu da çatal sapan yapar, satar.
  • Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi hoşafı.
  • Kırk kartal, kırkı da kanadı kırık kartal.
  • Şu çocuğu gıdıklasak da güldürsek mi, yoksa gıdıklamasak da güldürmesek mi?
  • Herkes mıhlamalandı, biz hâlâ mıhlamalanamadık
  • Dal üstünde bir tırtıl yaprak yiyor kıtır kıtır.
  • Şinasi bu senin son şansın.
  • Bu yaz tuz ucuzudukça ucuzudu.

 

 

7

 

İniş

Öğretmen Hayat Bilgisi dersini sona erdirmişti ki, bir çocuk parmağını kaldırarak sordu:
– Öğretmenim, gerçekten günün birinde dünyamız yok olacak mı?
– Evet, çocuğum
Öğrenci bir an düşündü:
– Peki uçmakta olan uçaklar o zaman nereye inecekler?

 

 

Sıkı Tembih

Öğretmen, Nihat'ın yanına gelerek sordu:
– Ne o Nihat, hasta mısın?...
– Hayır öğretmenim, hasta değilim.
– Kulağındaki pamuk ne?
– Annem, okula gelirken sıkı sıkı tembih etti:
"Okulda öğrendiklerin, bir kulağından girip öbüründen çıkmasın! dedi.


 

* Leyleğin ömrü ayakta geçer.

* Tatlı söz yılana vız gelir.

* Tok ayı şakır şakır oynar.

* Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer tavuk kümesidir.

 

 

AMERİKADAN MEKTUP VAR!

   Okulumuz öğrencileri Amerika’lı turistler tarafından yoğun ilgi gördü. Köyümüzden geçmekte olan Amerika’lı turistler, okulumuzun önünde  otobüslerinden inerek öğrencilerimizle konuştular. Öğrenciler tarafından da yoğun ilgi gören turistler öğrencilerimizi çok sevdiler. Öğrencilere isimlerini, yaşlarını, kaçıncı sınıfa gittiklerini merak ederek sordular. Onlarla sohbet etmek istediler. Öğrencilerimiz de  İngilizce’yi öğrendikleri kadarıyla konuşup onlarla sohbet etmenin zevkini yaşadılar. “Karabaş” adlı okulumuzun sevimli köpeğiyle de tanışan ziyaretçiler, öğrencilerimizle fotoğraf çektirdiler ve onlara şeker dağıttılar. Bu arada misafirperver köylülerimiz de onlara çörek ikram ettiler.

Amerika’ya gittikten sonra da öğrencilerimizi  unutmayan Amerika’lı turistler okumuza içerisinde çeşitli kırtasiye malzemeleri, fotoğraflar ve bir teşekkür mektubu olan paket gönderdiler.

 

 

 

Mektubun Türkçesi:

“Sayın okul müdürü,

Köyünüzü birkaç hafta önce ziyaret ettik. Sizin çocuklarınız bize çok iyi davrandılar. Misafirperverliğiniz için teşekkür ederiz. Bunu daima hatırlayacağız.”

 

 

                                                                                         10

 

 

OKUMA SAATLERİ

 

     Okulumuzda bir ilke daha imza atıldı.

     Her gün öğleden  sonraki ilk derse girmeden  10 dakika önce kitap okuma etkinliği başlattık. Okulda çalışanlar dahil öğrencisinden öğretmenine, nöbetçisinden hizmetlisine kadar herkes kitap okuyor.  Bu kitap okuma kampanyasına öğrenciler  beklenilenden daha çok ilgi gösterdi. Bu kampanya ile tüm öğrencilerin kitap okuma alışkanlığını geliştirmesi, kitap okuma sevgisini kazanması hedefleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

HAZIRLAYANLAR :

Zeki DEMİRDÖĞEN, Mehmet ADAKLI, Belgin YÜKSEL, Gül EREN, Fatma KARAŞAHİN , Nurdan KARS, Ayşe AÇIKALIN, Züleyha GÜRLEK , Filiz ŞANLIBABA , Tahir DAĞASLANI, Dilek TAŞPINAR ,  Filiz HAMURİŞÇİ.

 

 

BAŞA DÖN                                              ANASAYFA