|
Norm Kadro Uygulaması - 1 |
|
Yayın : Yayım Tarihi ve Sayısı : 31/01/2000 Numarası : 9
T.C. SAYI : B.08.0.PGM.0.23.01.02-4-222/10706 31/01/2000 GENELGE 1- Bilindiği üzere ülkemizin Avrupa Birliği ile ilişkileri, dünyada etkin olma ve dünya ile bütünleşme sürecinin bir parçası olarak da önem taşımaktadır. Gümrük Birliğine girmiş ve Avrupa Birliğine aday üyelik statüsü kazanmış olan ülkemiz, gerekli çözümleri üreterek, hakkı olan tam üyelik hedefine ulaşma yolunda çalışacak, diğer taraftan da bütünleşme sürecinin gündeme getirdiği dönüşümleri zamanında sağlayacaktır. Küreselleşme sürecinde, yaşam boyu eğitim önemini giderek artıran bir olgudur. Bu süreçten yarar sağlanabilmesi, önemli ölçüde, eğitim yoluyla kazanılacak katma değer yaratıcı bilgi ve becerilere bağlıdır. Bu nedenle, istenilen düzeyde eğitim ve öğretim görebilme olanağının yurdun her köşesine eşit ve dengeli bir şekilde ulaştırılabilmesi öncelikli hedeflerimiz arasında bulunmaktadır. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." denilmek suretiyle, bu hedefin önceliği önemle vurgulanmıştır. Türk toplumunun, Atatürk'ün öngörüsü doğrultusunda, uygar uluslar arasında hak ettiği konuma gelebilmesi, insan kaynaklarının ülke gerçeklerine uygun olarak değerlendirilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda, Türk Millî Eğitimi'nin en önemli ve önde gelen insan gücü kaynağı olan öğretmenlerin, olabildiğince etkin ve verimli bir biçimde değerlendirilmesi gereği açıktır. Gerek Anayasamızın yukarıda sözü edilen hükmü, gerekse 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 8 inci maddesinde yer alan; "Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanır." hükmü uyarınca, eğitim olanaklarının ülkenin her köşesine eşit ve dengeli olarak götürülmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yasal zorunluluğun yerine getirilebilmesi için, bugüne kadar eğitimin vazgeçilmez unsuru olan öğretmenlerin ülke düzeyinde dengeli dağılımları sağlanamamıştır. 2- Bu amaca ulaşabilmek için 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun'un 62 nci maddesinde, 03.04.1998 tarihli ve 4359 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan değişiklikle; Bakanlığımıza tahsis edilen serbest kadroların, Bakanlığımız ile Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenecek norma göre branşlar esas alınarak okul ve kurumlar bazında dağıtılması öngörülmüştür. Bu öngörü doğrultusunda, Bakanlığımıza bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile diğer eğitim kurumlarının öğretmen ve yönetici norm kadro sayılarına ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi amacıyla hazırlanan ve 10.08.1999 tarih ve 23782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 99/13184 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik"in Geçici 1 inci maddesinde yer alan; "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 6 ay içerisinde okul ve kurumların norm kadroları belirlenir ve onaylanarak yürürlüğe konulur." hükmü uyarınca, 10.02.2000 tarihinden itibaren okul ve kurumlarımızın norm kadroları onaylanarak bu doğrultuda uygulama başlatılacaktır. Söz konusu Yönetmelik gereğince; Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlara branşlar bazında belirlenen norm kadrolar üzerinde öğretmen verilemeyeceği gibi, norm kadro fazlalığı bulunan illere de fazlalık bulunan branşlarda öğretmen ataması yapılamayacaktır. 3- Ayrıca, norm kadro uygulamasının başlayacağı tarih, 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun'un, 03.04.1998 tarihli ve 4359 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle değişik 61 inci maddesinde yer alan; "Bakanlıkça belirlenen özürler nedeniyle yapılacak yer değiştirmeler, eğitim ve öğretim faaliyetlerini aksatmamak kaydıyla bu sürelerle sınırlı değildir. Özre dayalı yer değiştirmeler, özür ve hizmet gereklerinin birlikte karşılanması temelinde gerçekleştirilir. Bu özürler gruplandırılarak önem ve öncelik sırasına konulur ve gruplarına göre puanlandırılır. Özre dayalı yer değiştirme istekleri, hizmet puanı sıralamasındaki yetersizlik sonucu yerine getirilemeyenlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72 nci maddesi kapsamına girenlerin hakları saklı kalmak kaydıyla, istekleri halinde istekte bulundukları yere atanmaya hak kazanıncaya kadar, aylıksız izin verilebilir. Bu şekilde aylıksız izin verilen öğretmenler, bağlı bulundukları il milli eğitim müdürlüklerine bu amaçla tahsis edilmiş bulunan boş öğretmen kadrolarına aylıksız izinli olmak şartıyla atanır. Bunların atandıkları bu kadrolar aylıksız izin süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, aylıksız izne ayrılan öğretmenlerin üç yıl sonuna kadar istedikleri yere atamalarının yapılamaması halinde durumlarına uygun boş öğretmen kadrolarına öncelikle atanırlar..." hükmünün de uygulanmaya başlanacağı tarih olacaktır. Buna göre, öğretmenler özür durumuna (sağlık durumu, eş durumu, olağanüstü haller, eşin ölümü, eşin emekliye ayrılması ve eşinden boşanma halleri, öğrenim durumu) bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunabileceklerdir. Ancak, özre bağlı atamalarda; -Özür ve hizmet gereklerinin mutlaka birlikte karşılanması gereği temel ölçü olarak alınacaktır. Diğer bir anlatımla, bu yöndeki istekler, branşlar bazında norm kadro sınırlılığında olmak kaydıyla; -Başka bir il'e atanmak isteyenler bakımından, atanmak istedikleri il'de öğretmen ihtiyacı bulunması, -Bulundukları il/ilçe içinde yer değiştirme isteğinde bulunanlar bakımından, atanmak istedikleri il/ilçe içindeki okul ve kurumlarda öğretmen ihtiyacı bulunması, -Bulundukları eğitim bölgesi içinde yer değiştirme isteğinde bulunanlar bakımından ise, atanmak istedikleri okulda öğretmen ihtiyacı bulunması, hallerinde karşılanabilecektir. Diğer taraftan, eş durumuna bağlı olarak yapılacak atamalarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 72 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; ".......yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, ..........yapılır." hükmünün bir gereği olarak, diğer kurumların bu konudaki sorumlulukları da unutulmamalıdır. Anayasamızın yukarıda belirtilen "eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" amir hükmünün yerine getirilebilmesi bakımından, diğer kurumların bu hususu dikkate alarak eşi öğretmen olan personelinin atama ve yer değiştirmelerinden önce, Bakanlığımızla eşgüdüm sağlamaları ve bu şekilde, eşin atanmasına imkan sağlayarak ülkemiz çocuklarının daha nitelikli bir eğitim almalarına katkıda bulunmaları beklenmektedir. Atanma istekleri bu şekilde karşılanamayan öğretmenlere, istekleri halinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72 nci maddesi kapsamındaki hakları saklı kalmak kaydıyla, üç yıla kadar aylıksız izin verilebilecektir. Bilgilerinizi ve gereğini arz/rica ederim.
|