|
Talim Terbiye'de gidenler gelenler
Saygı ÖZTÜRK /sozturk@hurriyet.com.tr
Talim ve Terbiye Kurulu’nda olanlara şaşırmıyoruz. Çünkü, bu
gelişmeleri önceden duyurmuştuk. Ancak, karşılıklı açıklamalar
eğitimcilere yakışmıyor.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bakanlığı ile ilgili
haberlerin basına yanlış yansımaması için ne kadar çaba
gösterirse göstersin, konuyla ilgili kadrolarının aynı
heyecanı ve duyarlılığı paylaştığı şüpheli. O görevliler
yanlışları düzeltmek için harcadığı zamanı, basını doğru
bilgilendirmek için yapabilseler daha yerinde olacak. Bu
konuların ayrıntılarına, işlerini bırakıp “bol kazançlı”
işlerle uğraşanları başka bir güne bırakıyor, Talim ve Terbiye
Kurulu’na geçiyoruz.
Bu köşenin okurlarına, Talim ve Terbiye Kurulu’nda olup
bitenleri belirli aralıklar aktarmıştım. Kurul Başkanı İrfan
Erdoğan’ın rahatsızlığını, kendisinin istifaya zorlandığını
vurgulamış, İrfan Erdoğan’ın tutumundan da rahatsız olan kurul
üyeleri olduğunu eklemiştim. Bu tartışmaların kaynağının ders
programları, ders kitaplarının incelenmesi ve seçimiyle ilgili
olduğu da biliniyor.
… ve beklenen gelişmeler gerçekleşti. Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanı Erdoğan’ı tamamen gözden çıkaran Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, görevden alınmasıyla ilgili kararname
hazırlarken,Erdoğan daha erken davranıp kararnamesi çıkmadan
görevinden ayrıldı.
ÇIKAR İLİŞKİLERİNİ KIRMAK ZOR DEĞİL
Aynı bakan döneminde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Ziya
Selçuk istifa ediyor, bir başkası görevden alınıyor, son
ataması yapılan kişi de ayrılmaya zorlanıyorsa burada önemli
gelişmeler yaşanıyor demektir. Her başkandan, “rant”, “çıkar
ilişkileri” sözcüklerini duymuş, bunlar önlenemedikçe Talim ve
Terbiye Kurulu’nda işlerin düzelemeyeceğini belirtmişlerdi.
Ders kitaplarının seçimi, incelenmesi ile ilgili hep çıkar
ilişkileri gündeme getiriliyor. Oysa bunun önüne geçilmesi zor
değil. İncelenmek amacıyla kurula gelen ders kitaplarını
tamamen reddetmek yerine, eksiklik ve aksaklıkların neler
olduğu belirtilip düzeltilmesini istemekle sorunun önemli bir
bölümü aşılır. Ders kitaplarının Talim ve Terbiye Kurulu’nda
incelenmesinden önce, alanlarıyla ilgili ders kitaplarının ön
incelemesi üniversiteler tarafından da gerçekleştirilebilir.
Sadece alınacak bazı idari önlemlerle bile çıkar ilişkilerinin
en aza indirilmesi de mümkün olabilir.
BU İFADELER KURUMSAL KİMLİĞE UYMAZ
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’ndan ayrıldıktan sonra
İrfan Erdoğan’ın açıklamalarına karşı, Talim ve Terbiye Kurulu
adına cevap verildi. Aslında bu tür açıklama ve ifadeler,
kurulun kimliğine pek uygun olduğu söylenemez. Bakanın, bir
televizyonda Erdoğan için söylediklerini de kimse hoş
karşılamadı. Madem “beceriksiz” diyorsunuz o zaman şimdiye
kadar nasıl çalıştınız? Ya da, Erdoğan’ı nereden bulup bu
önemli göreve getirdiniz? Yani kurul başkanlığı kişilerin
denendiği bir makam haline mi getirildi?
Yönetimden, görüş ayrılıklarından kaynaklanan rahatsızlığın
boyutlarını her zaman görülebiliyordu. Kimi başkan yardımcısı
görevden alınıyor, kimisiyle ciddi bir zıtlaşma yaşanıyordu.
Bunun kaynağı konusunda farklı iddialar var. Bazılarına göre,
ders programlarına Atatürkçülük ile ilgili konular yeterince
yansıtılmamış. Konun sorumluları ise benzer iddialar daha önce
gündeme geldiğinde tam tersini belirtiyorlardı.
Kurul Başkanı İrfan Erdoğan’ın ayrıldıktan sonra yaptığı
açıklamada, bakanı rahatsız eden bölüm ise yine Atatürkçülük
konularının eksikliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders
programında yapılmak istenen değişikliklerde yaşandığı öne
sürülen tartışmalar oldu.
Erdoğan’a, kurul adına verilen cevapta, gerekirse tutanakların
ve ses kayıtlarının açıklanabileceği belirtildi. Ama biliyoruz
ki kurulda her şey tutanaklara geçmiyor. Kimin haklı olduğunu
öğrenmek de zor değil.
KURULA GELENE, KURULDAN ÇIKANA BAKMAK YETERLİ
Tartışmalara konu olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders
programının, gelen şekliyle, kuruldan çıkarılan şeklini yan
yana getirmekle bile niyetin ne olduğunu ortaya koymaya yeter.
Kısa bir araştırma da bile güvenilir kaynaklardan öğreniyoruz
ki adalet kavramının Kur'an-ı Kerim taranarak öğrencilere
öğretilmesi de programda yer alabiliyor. Gelen programla,
kuruldan çıkan halini karşılaştırdığınızda niyetin ne
olduğunu, bu önerinin niçin çıkarıldığını da anlayabilirsiniz.
Bu düzenlemelerin kuruldan aylarca tutulmasının da
nedenlerini, kimin kimi kurul dışında ikna etmeye çalıştığını
da değerlendirebilirsiniz. Hatta bu yüzden kimlerin görevden
alınmak istendiğini de öğrenmemiz zor olmuyor.
AYRILANLAR, GÖREV YERLERİ DEĞİŞENLER
Söz Talim ve Terbiye Kurulu’ndan açılmışken yapılan son
atamalara, değişikliklere de bakalım.
İrfan Erdoğan'ın Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı döneminde
Başmüfettiş Merdan Tufan, Kurul Başkan Yardımcılığı görevine
getirilmişti. Erdoğan, görevden ayrılırken de vekaleti Tufan’a
verdi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Merdan Tufan’ı kurul
başkanı olarak görevlendirdi. Yani, Tufan, kurul başkanının
bütün yetkililerine sahip.
Erdoğan'ın başkanlığı döneminde başkan yardımcılığından alınan
Dr. Muammer Yıldız ile yetkileri kısıtlandığı için görevinden
istifa eden Abdulvahap Özpolat yeniden başkan yardımcılığı
görevlerine başladı. Muammer Yıldız'a ders kitaplarını
inceleme bölümü bağlanırken, Özpolat da mevzuattan sorumlu
olacak. Erdoğan döneminde göreve getirilen Halil Aşıcı ders
programlarından, Zübeyir Yılmaz da idari işlerden sorumlu
başkan yardımcısı olarak kaldı.
Erdoğan döneminde ders kitapları inceleme bölümünün başına
getirilmesi için bazı yetkililerin çaba gösterdiği İdari İşler
Dairesi Başkanı Cevdet Aydın, yeni düzenlemeyle Ders Kitapları
İnceleme Dairesi Başkanlığı'na atandı. Kurul Sekreterliği Şube
Müdürü Seracettin Yaşar sağlık sorunlarını gerekçe gösterip
başka bir şubeye atanmak için dilekçe verdi. Yaşar, Denklik
bölümüne atanırken, yerine Denklik Şube Müdürü Mustafa Karahan
verildi.
Peki Talim ve Terbiye Kurulu’nda şimdi neler oluyor? İşte, bu
konuda bir okuyucumuzun aktardıkları: “erdoğan ayrıldıktan
sonra kurumda çok hızlı bir yapı değişikliğine gidilmeye
başlandı. Buda biz kadrolu çalışanları tedirgin ediyor.
Seracettin Yaşar gibi TTK nın beyni olarak kabul edilen biri,
sağlık gerekçelerini gösterip kendi isteğiyle kurul işleri
şube müdürlüğünden ayrılmak zorunda bırakılıyor. Erdoğan’ın
ayrılmasının ardından komisyonlara bazı kitapların
değerlendirmelerine müdahale edenler var. Bunlardan birisi
gücünü doğrudan bakandan aldığını, çalışanları onaylarını
iptal ettirmekle tehdit edebiliyor. Lütfen Talim ve Terbiyeyi
ihmal etmeyin ve takip edin.”.
İşte bunun için Talim ve Terbiye gibi çok önemli bir kuruluşa
yapılacak atamalar diğer birimlere yapılacak atamalardan çok
farklı olmalı.
|