Atatürk Haberler Etkinlikler Planlar Oyunlar Dökümanlar Download ilkokuma
   
 
ilkokuma.com
ilkokuma
ilkokuma.com Anasayfa
ilkokuma.com
ilkokuma.com Haberler
ilkokuma.com
ilkokuma.com MEB Duyurular
ilkokuma.com
ilkokuma.com Yönetmelik/Mevzuat
ilkokuma.com
ilkokuma.com Müfredat
ilkokuma.com
ilkokuma.com Yönetmelik Değişiklik
ilkokuma.com
ilkokuma.com Planlar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Dökümanlar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Rehberlik
ilkokuma.com
ilkokuma.com Sosyal Etkinlik
ilkokuma.com
ilkokuma.com Okul Yönetimi
ilkokuma.com
ilkokuma.com Dowloand
ilkokuma.com
ilkokuma.com Soru Bankası
ilkokuma.com
ilkokuma.com Öğrenci Meclisi
ilkokuma.com
ilkokuma.com Önemli Günler ve Haftalar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Zümre
ilkokuma.com
ilkokuma.com


İlköğretim

ilkokuma.com
ilkokuma.com Okul Öncesi
ilkokuma.com
ilkokuma.com İlk Okuma-Yazma
ilkokuma.com
ilkokuma.com 1.2.ve 3. Sınıflar
ilkokuma.com
ilkokuma.com 4.ve 5. Sınıflar
ilkokuma.com
ilkokuma.com 6.7.8.Sınıflar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Proje Performans Ödevi
ilkokuma.com
ilkokuma.com Çizelgeler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Sunular
ilkokuma.com
ilkokuma.com Etkinlikler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Müzikler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Eğitsel Oyunlar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Şiirler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Fıkralar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Masallar
ilkokuma.com
ilkokuma.com Hikayeler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Bilmeceler
ilkokuma.com
ilkokuma.com Tekerleme
ilkokuma.com
ilkokuma.com Tiyatro Teksleri
ilkokuma.com
ilkokuma.com Okul Gazetesi
ilkokuma.com
ilkokuma.com OGYE
ilkokuma.com
ilkokuma.com Video



 
ilkokuma
ilkokuma.com

 

 

 

 

FIKRALAR

*****

Ali ilk okul gününden geldikten sonra çantasını fırlatır. Bunun üzerine Annesi çocuğa sorar ne oldu diye. Çocuk da derki:
-Anne ben okula gitmek istemiyorum. Öğretmenim zaten hicbirsey bilmiyor.Herseyi bize Soruyor. Nasıl Öğretmen yaptılarsa onu..

******
23 Nisan da çocuk öğretmenine sorar:
Öğretmenim 23 Nisan çocukların bayramıdır değil mi? Öğretmen:
Evet diyerek soruyu cevaplar. Çocuk :
Öğretmenim siz söylemiştiniz; bayramlarda insanlar dinlenir ve birbirlerini ziyaret ederler değil mi. Öğretmen :
Evet yavrum. Çocuk :
Anlamadığım bir şey var? "NIYE 23 NISAN DA EN ÇOK YORULAN BIZ OLUYORUZ".


******

Öğretmen Ali'ye:
-uzun bir kelime söyle, demiş.
Ali:
-Lastik öğretmenim! demiş
tekrar öğretmeni ali'ye:
lastik uzun kelime değildir ondan daha uzunları da vardır deyince ali:
çekince uzar hocam demiş:


******
Küçük Rıza okuldan dönmüştü. Babası Temel'e anlattı:
-Baba bilirmisin, yer çekimi kanunu olmasa şimdi hepimiz havada uçacaktık?

-Vay anasını, dedi Temel....
Peki ne zaman kabul edilmiş bu kanun?


******
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:
-"Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın..."
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
-"Siz kendinizi geri zekalı mı hissediyorsun?"
-"Hayır", demiş çocuk,
-"Ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da..."

******

Bütünleme sınavına girmişti Hakan.
Akşam evde babası sınavının nasıl geçtiğini sordu :
-Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?
-Evet babacığım... Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.
-Peki, ne cevaplar verdin bakalım?
-Bilmiyorum, dedim babacığım!...
******

Babası oğluna demişki yazılından kaç aldın çocuk demişki beş,
bi anda yalan makinesi ötmüş bu olay üç kere daha tekrarlanmış hep ötmüş.

sonunda bi daha ötmüş babası oğluna demişki oğlum ben senin yaşındayken hep beş alırdım
 yalan makinesi patlamış.
*******

ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ

Amerikalı iş adamı, bir Çinli’ye alay ederek sormuş:

_Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?

Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:

- Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

******

YIKA DA GETİR

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasi’nin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:

-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

******

SUSTURUCU TEDAVİ

Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akif’i küçük düşürmeye çalışıp:

- Siz baytardınız, değil mi? Demiş.

Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:

- Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?

******

NE ALIRSINIZ?

Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:

-Buyrun beyim ne alırsınız?

Yahya Kemal tebessümle:

-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.

******

SIR SAKLAMAK

Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.

Vezir, Yavuz’dan cevap alacağı ümidiyle:

-Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:

-Ben de bilirim.

******


NE ALIRSINIZ ?

Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson:

-Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?

Yahya Kemâl, tebessüm edip:

-Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım.

******

ÇANAKKALE İÇİNDE

İngiliz garson, Türk müşteriye:

-“Çanakkale’de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz” deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:

-Orada ne işiniz vardı?

******

HASTANIN YEMEĞİ

Lokman Hekim’ e:

-“Hastamıza ne yedirelim?” diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:

-Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.


******
NEYZEN’ İN NEZAKETİ!

Mehmet Âkif, elini yıkadıktan sonra, Neyzen Tevfik’ in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce:

-Hayır, diye bağırmış. Elimi daha yeni yıkadım.

******

GÖNÜLSÜZ GÖNÜL

Abdülhak Hâmid’ in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamid’ e döner ve:

-Efendim, gönül kocamaz! der.

Hamid cevap verir:

-Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.

******

BÖYLE KORUNUR

Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder.

Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:

-Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!

******

VELÂYETİN GÖRDÜĞÜ

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:

-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.

Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:

-Peder ne der, kader ne der.

******

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebi’nde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendi’yi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:

-“ Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

-Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

******

SOKRAT VE BİLEYTAŞI

Talebelerden biri Sokrat’a sormuş:

-Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?

-Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder…

******

ANLADIĞININ İSPATI

Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar:

Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam:

-İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!

Neyzen Tevfik şu cevabı verir:

-Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.

******

BİRBİRİNE BAĞLI

Hâkim, kaza yaparak birkaç kişinin ölümüne yol açan bir şoförün ehliyetini iptal edince, şoför:

-Aman hakim bey, diye sızlanmış. Benim yaşayabilmem, şoförlük yapmama bağlı.

Hâkim cevap vermiş:

-Başkalarının yaşaması da sizin şoförlük yapmamanıza bağlı.

******

AKŞAM YEMEĞİ

Yahya Kemâl, dostlarından birine:

-Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:

-Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!

Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:

-İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.


******
HAKLI ÖLÜM

Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:

-Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca,

Sokrat:

-Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?
******


HZ. ADEM’İN MİRASI

Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:

-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?

Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:

-İkimiz de Hazreti Adem’ in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.

Sultan Fatih:

-Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

******

GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN

Fatih’e sorarlar:

-İstanbul’u niçin fethettin?

Cevap verir:

-Önce o benim gönlümü fethettiği için!


******


DÜŞMANIN CANI

Şair Nef’ i bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine:

-Merhaba canım! demiş.

Nef’i durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:

-Derhal çıkıyorum.

******

FİKİR YAKALAMAK

Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim’ e:

-Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:

-Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?

******

UYKU KARDEŞLİĞİ

Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler.

Yanındaki talebesi:

-Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.

Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:

-Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.

******

DÜNYANIN YÜZÜ

Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ ye:

-Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:

-Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.

******

BRAVO!..

Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugo’ ya okuduktan sonra:

-Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz?

Victor Hugo:

-Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.

******

 

   

 

 

 

 

 

Arkadaşlar Bize göndermek istediğiniz dökümanları bize kolayca ulaştırabilirsiniz.
Aşağıdaki linkte nasıl gönderileceği fotoğrafla anlatılmıştır.Anlatılanları uygulayarak bize ulaşabilirsiniz.
Tüm arkadaşlara kolay gelsin dileklerimizi iletir başarılar dileriz. İlkokuma Yayın Ekibi
http://www.ilkokuma.com/dokuman_gonder.htm


Bizlere Çalışmalarını göndererek  Paylaşıma sunan öğretmen arkadaşlara

teşekkür ediyoruz.

Bütün öğretmen arkadaşları  paylaşıma davet ediyoruz.  ilkokumacom@gmail.com e posta adresine dokümanlarınızı bekliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Çalışmalarını göndermek isteyen arkadaşlar bize en kolay bir şekilde nasıl gönderileceği aşağıdaki linkte anlatılmıştır.

 

Dosya Gönderme

 

 

 

 

 

ilkokuma

 MESAJ PANOSU

 İl Milli Eğitim Müdürlükleri

 İlköğretim Yönetmelik

Web Sitede Ara

 

   
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
XPN