EĞİTSEL KURALLI OYUNLAR
1
2
3
4
5
6
7
|
.
S ı n ı f i ç i O y u n l a r
A L İ K U T U D A
Bütün çocuklar sıra aralarındaki boşluklarda ayakta dururlar.
Öğretmen ; "Ali kutuda." dediği zaman herkes çömelik vaziyet
alır. "Ali kutudan çıktı." deyince herkes ayağa kalkar.
Öğretmen bu tempo ile giderken bazı komutlarda değişiklik
yapar. Bu değişiklikte yanlış yapanlar yerlerine otururlar. En
sona kalan sınıfın birincisi olur. |
E Ş Y A V E Y E R
Bütün çocuklar sıralarında otururlar. Öğretmen bunlardan 6-8
tanesini çağırarak yazı tahtasının önünde yüzleri
arkadaşlarına dönük olarak tutar ve hepsine bir isim verir. (
Örneğin ; Renkler, Kuş isimleri, Şehir ismi veya oyuncak
isimleri gibi ) Bundan sonra oturanlar sıralarının üzerine
başlarını koyarak gözlerini kaparlar. Öğretmen tahtadakilerin
yerlerini değiştirir. Bundan sonra herkes bakar, bir kaç
gönüllü istenir. Bu gönüllüler arkadaşlarının yer ve
isimlerine göre onları tekrar dizerler. |
|
|
S İ N C A P V E C E V İ Z
Bütün öğrenciler yerlerinde otururlar. Bir öğrenci sincap olur
ve ceviz olarak eline silgiyi alır. Diğer öğrenciler,
başlarını sıralarının üzerine koyarlar ( Uyuyormuş gibi ).
Yanlız bir elleri, avuçları açık olarak yandadır. Sincap,
cevizle arkadaşlarının arasında dolaşırken, Cevizi ( Silgiyi )
bir arkadaşının eline bırakır ve yerine oturmak üzere kaçar.
Yerine ulaşıncaya kadar yakalanamazsa kurtulur. Eline ceviz
konulan öğrenci sincabı yakalayamazsa kendisi bir sonraki oyun
için sincap olur.
|
K İ M S A K L A D I ?
Bütün öğrenciler yerlerinde otururlar. Bir öğrenci kara
tahtanın önüne getirilir. Diğerlerine arkası dönüktür ve
gözlerini kapatır. Diğer bir çocuğu sınıfta bir yere saklar
veya dışarı çıkarırlar. Öbür çocuklar da yerlerini
değiştirerek karışık otururlar. Bundan sonra tahtada bekleyen
öğrenciye "Kim saklandı ?" derler. Gözlerini yuman çocuk
arkasını dönerek kimin dışarıya çıktığını veya saklandığını
bulmaya çalışır. Bulamazsa ebe değiştirilir ve böylece oyun
devam eder. |
Ü Ç K Ü Ç Ü K K U Z U
Bir çocuk ( Büyük Kurt ) sınıfın önünde ve ayaktadır.
Diğerleri yerlerinde oturmuştur. Kurt, sıraların arasında
dolaşır. Üç küçük kuzunun ellerine vurur ve yine sınıfın önüne
gelerek ; "hurr, hurr" der. Bu kelimeler ile birlikte ellerine
vurulan üç kuzunun yerlerini değiştirmesi gerekir. Kurt da bu
kuzulardan birinin yerine oturmaya çalışır. Ayakta kalan kuzu
bir sonraki oyun için Kurt olur. Oyun böylece devam eder.
|
M E Y V E S E P E T İ
Bir öğrenci sınıfın önünde durur. Diğerleri yerlerinde
otururlar ve hepsine 4 çeşit meyve ismi verilir. Öndeki
öğrenci " Elmalar " deyince adı elma olanlar ayağa kalkar,
yerlerini değiştirir. Bu arada ayaktaki oyuncu kendine bir yer
bulmaya çalışır. İkincide başka grup meyve ismini söyler. Bu
kez de bu meyveler yer değiştirir. Eğer ebe " Meyve Sepeti "
derse her cins meyvenin yerlerini değiştirmesi gerekir.
|
K A R Ş I L A V E G E Ç
Öğretmen sınıfın önünde ve ortadadır. İki elinde birer silgi
veya fasulye torbası tutar. Sağ ve sol gerisinde iki öğrenci
vardır. İşaret verildiğinde bu iki öğrenci öğretmenin elindeki
silgileri alır ve sıraların yanında koşuya başlar. Bu
öğrenciler arkada karşılaşırlar. Öğretmene silgiyi önce
getiren oyunu kazanır. |
B E K Ç İ K Ö P E Ğ İ
Bir yere bir cisim ( Nesne ) konur. Yanında gözleri kapalı bir
bekçi köpeği durur. Diğer öğrencilerden birisi sessizce
nesneyi oradan almaya çalışır. Eğer köpeğin haberi olmadan onu
alabilirse, bir dahaki oyun için "Bekçi Köpeği" olur. Eşya
alırken köpek farkına varırsa "hav hav" diyerek arkadaşını
yakalar. O zaman yeni bir bekçi köpeği seçilir. |
A V C I A D A M
Bir lider seçilir. Bu lider, herhangi bir yöne doğru yürür ve
" Kim benimle ördek ( Ayı,Tilki, Geyik ) avlamaya gelir ?"
der. Bütün çocuklar arkasına dizilir ve aynı şekilde lider
(avcıyı) izlerler. Avcı dönüp hepsini görünce silahını onlara
çevirir ve " Bumm " der. Bunun üzerine ayaktaki çocuklar
koşarak kendi yerlerine otururlar. Kim yerine önce oturmuşsa
bir dahaki sefere o lider ( Avcı ) olur. |
F A S U L Y E T O R B A S I N I B U L M A
Çocuklar elleri arkada olmak üzere omuz omuza bir daire yapar.
Bir çocuk ortadadır. Birisine bir fasulye torbası verilir.
Dairedeki öğrenciler bunu elden ele verirler. Ortadaki öğrenci
fasulye torbasının nerede ( kimde ) olduğunu bulmaya çalışır.
Eğer tahmini çok uzun sürerse başka bir oyuncu ile
değiştirilir.
|
a)- BEN OYUNLARI
1- Bu Kim Oyunu
Çocuklar, yarım halka biçiminde ( yere ta da iskemleye )
otururlar.
Öğretmen sorar :
"-Ben kara gözlü, kıvırcık saçlı bir kız görüyorum; kim bu ?"
Çocuklar, öğretmenin bakmakta olduğu çocuğa bakarak, sorduğu
kızın kim olduğunu bulurlar, adını söylerler.
Aynı oyun, çocukların aşağıda gösterilen başka özellikleri
sorularak da oynanır :
a) Göz renkleri ve biçimleri ( mavi, kahverengi, yeşil, kara,
ela, iri, küçük…vb )
b) Yüz biçimleri ( yuvarlak, uzun…vb )
c) Saç rengi ve biçimi ( kara, sarı, kahverengi, kıvırcık,
düz, dalgalı ; uzun, kısa…vb )
Bu tür oyunlar, usandırmamak koşuluyla, arkadaşlarının çeşitli
özelliklerini ( ve bu arada renkleri ) çocuklar öğreninceye
kadar sürdürülür. |
2- Dokunma Oyunu
Bu oyun kolaydan zora doğru üç aşamada oynanmalıdır.
Çocuklar, her üç aşamada da, tere yada iskemlelere, yarım ay
biçiminde oturtulurlar.
a)- Öğretmenin göstermesiyle
Öğretmen, elini kendi başına koyar, çocuklara "başına dokun"
der, çocuklar, öğretmene öykünürler, ellerini kendi
başlarına dokundururlar. Aynı oyun "eline dokun", "dizine
dokun", "kulağına dokun"…vb. sözlerle sürdürülür.
b)- Öğretmen göstermeden
Dokunma oyunu bu kez, öğretmenin söylediği yerlere kendisi
dokunmadan oynanır. Öğretmen buyruk verir, çocuklar
yaparlar.
c)- Şaşırtma yapılarak
Çocuklar, öğretmenin "dokun" dediği yerleri iyice
öğrendikten sonra, aynı oyun, bu kez de şaşırtmacalı olarak
oynanır. Öğretmen, kimi kez söylediği yere dokunur ; kimi
kez de başka yere dokunur. Örneğin; kendisi," kendi koluna
dokunurken, çocuklara "başına dokun" der. Çocuklar (
öğretmenin kendi koluna dokunarak yaptığı şaşırtmacaya
kanmadan ) kendi başlarına dokunabilmelidirler.
Doğal ki, bütün çocuklar doğru yere şaşırmadan dokunmayı
yapabilirler. Kimi doğru, kimi yanlış yapabilir. Bu durumda
ise gülüşmeler olur, neşeli bir ortam oluşur. Oyuna başka
başka zamanlarda, çocuklar şaşırmadan yapıncaya kadar
yinelenebilir.
|
3- Dörtlü Dokunma Oyunu
Dörtlü dokunma oyunu."başımız-omzumuz-dizimiz-ayağımız"
sözleri söylenerek ve söylenen yerlere dokunularak oynanır.
Oynayış sırasında devinimler gitgide hızlandırılabilir. Bu
hızlandırma sırasında çocukların soluk almaları
güçleşeceğinden, sözcükleri söylememeleri istenir, bunun
yerine öğretmen söyler, çocuklar yapar. Bu uygulama biçimiyle
oyun, aynı zamanda, kolay beden eğitimi işlevi de görür.
|
4- Zıp Zıp Zıpla Oyunu
Çocuklar oyun alanında, aşağıda gösterilen sözleri tekerleme
gibi söylerler ve belirtilen devinimleri tekerlemeye uyarak
yaparlar.
Zıp zıp zıpla ( tek ayakla zıplanır )
Hop hop hopla ( iki ayakla hoplanır )
Top top topla ( Son iki hecede yere çömelinir. )
|
5- Çevir Salla Oyunu
Çocuklar yere otururlar. Öğretmen aşağıda gösterilen sözleri
söyler, devinimleri yapar. Çocuklar da, aynı devinimleri,
öğretmene öykünerek yaparlar.
Başını çevir, çevir ( başlar soldan sağa, sağdan sola çevrilir
)
Başını salla, salla ( Başlar sağa-sola, öne-arkaya sallanır )
Kolunu çevir, çevir ( kollar önden arkaya, arkadan öne
çevrilir )
Kolunu salla, salla ( kollar, aşağıya indirilir, avuçlar yere
birbirine koşut olarak önde tutulur, soldan sağa, sağdan sola
sallanır, sonra da yine iki kol birbirine koşut olarak, ön
tarafta bir daire çizecek biçimde sallanır. )
|
6- Büyü Büyü, Küçül Küçül Oyunu
Çocuklar ayakta durur. Öğretmen, aşağıda sözleri söylerken,
çocuklar bu sözlere göre devinimler yaparlar. Önce büyü büyü,
sonra da küçül küçül oyunu oynanır.
Büyü büyü
Kollarını yukarıya kaldır
Daha çok kaldır, daha çok kaldır
Ayak parmaklarının ucuna bas
Daha çok yüksel, daha çok yüksel
Büyü büyü kocaman ol, büyü büyü kocaman ol…
( Çocuklar en çok yükseldiklerinde, ara vermeden küçül küçül
oyununa geçilir )
Küçül küçül
Kollarını indir
Çömelerek büzül
Daha çok büzül, daha çok büzül
Küçül küçül, minicik ol…
|
|
|
7- Kim Yok Oyunu
Çocuklar yere oturtulur. İçlerinden birini ebe seçerler. Ebe
başını öğretmenin kucağına koyar, gözlerini yumar. ( çocuk
gözünü, bir başka yerde de yumabilir ) Öğretmen, ebeye
sezdirmeden, bir çocuğu işaretle dışarıya çıkartır. Ebe
gözlerini açar; Öğretmen ebeye "Kim yok ?" diye sorar. Çocuk
bilirse ebelikten kurtulur. Adı bilinen çocuk ebe olur. Ebe,
üç ad saydığı halde bilemezse yeniden ebe olur, yumulur. |
8- Rengi Nedir Oyunu
Bu oyun çocuklara renkler öğretildikten sonra oynanır.
Renkleri pekiştirme, dikkati arttırma oyunudur.
Öğretmen, küme halindeki çocuklara, üstlerindeki giysilerin,
duvarların, kitap kaplarının, blokları, araç-gereç ve
oyuncakların vb. renklerini sorar, çocuklar söylerler. Bunlar
içinden, özellikle 4-5 nesnenin rengine dikkat çeker.
Daha sonra çocuklar bir ebe seçerler. Ebe yumulur, Öğretmen
ebeye, "Ali'nin kazağının rengi nedir ?" diye sorar. Ebe
bilirse ebelikten kurtulur, alkışlanır. Bilinen çocuk ebe
olur. Ebelik bilinceye kadar devam sürer.
"Rengi nedir ?" sorusunu, öğretmen yerine herhangi bir çocuk
da sorabilir. Ebe değiştikçe, soran çocuk da değişebilir.
Soran çocuk da ebe gibi seçimle belirlenebilir. |
9- Hangisi Yok Oyunu
Üniteye uygun birkaç nesne, varsa bir masanın üzerine ( yada
oyun alanına ) konulur. Her biri çocuklara "Bunun adı nedir ?"
diye gösterilerek sorulur. Çocuklar her nesnenin adını
söylerler, yinelerler.
İçlerinden biri ebe seçilir, dışarı çıkarılır. Ebe
dışarıdayken, nesnelerden birisi saklanır. Ebe içeri
çağırılır. "Demin burada bulunan nesnelerden hangisi yok ?"
diye sorulur. Bilirse ebelikten kurtulur, kurtulan çocuk, bir
başka çocuğu ebe seçer. Oyun böylece sürer. |
1
2
3
4
5
6
7
|
 |
|