AIDS (Kazanılmış Bağışıklık
Yetmezliği Sendromu=Acquired Immunodeficiency Syndrome) virüs yoluyla bulaşan
bir hastalıklar bütünüdür. Bireye HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü=
Human Immunodeficiency Virus) bulaşması sonucunda vücudun savunma gücü
zayıflar ve birey bazı mikrop ve hastalıklara sağlıklı kişilerden daha duyarlı
hale gelir. Sonuçta birden fazla hastalık ve kanserlerin ortaya çıkması ile
AIDS tablosu oluşur ve hastalık ölümle sonuçlanır.
Belirtileri
HIV bulaştıktan sonra, AIDS
hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3 - 5
yıl, hatta bazen daha uzun süre sonra ortaya çıkar. HIV bulaştığı vücutta
çeşitli hücrelere, özellikle
CD4Tkanhücrelerine
yerleşerek çoğalır. Zarar gören CD4T hücreleri giderek azalır ve bunun sonucu
olarak vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. Vücut direnci zayıflayan
hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı
hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride
tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece
terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, pamukçuk, diğer
bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları fırsatçı enfeksiyonlar ortaya
çıkar.Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması
durumunda AIDS düşünülebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalarda HIV
enfeksiyonunu düşündüren önemli belirtilerdendir. Kesin tanı için anti-HIV testi
yapılır.
HIV bulaştıktan sonra, AIDS
hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3 - 5
yıl, hatta bazen daha uzun süre sonra ortaya çıkar. HIV bulaştığı vücutta
çeşitli hücrelere, özellikle
CD4Tkanhücrelerine
yerleşerek çoğalır. Zarar gören CD4T hücreleri giderek azalır ve bunun sonucu
olarak vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. Vücut direnci zayıflayan
hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı
hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride
tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece
terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, pamukçuk, diğer
bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları fırsatçı enfeksiyonlar ortaya
çıkar.Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması
durumunda AIDS düşünülebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalarda HIV
enfeksiyonunu düşündüren önemli belirtilerdendir. Kesin tanı için anti-HIV testi
yapılır.
Korunma
Kan nakli sırasında,
AIDS testi yapılmamış kontrolsüz kan asla kullanılmamalıdır.
Kullanılmış ve
dezenfekte edilmemiş şırınga,
iğne, [[cerrahi
aletler,
jilet,
makas, diş
hekimliği aletleri,
akupuntur iğneleri kesinlikle kullanılmamalıdır ve kullanılmasına izin
verilmemelidir. Böyle işlemlerde bir kez kullanılıp atılan araç-gereç
kullanılmalı ya da kullanılan aletler kesinlikle
dezenfekte ya da
sterilize edilmelidir.
Beden kişiye aittir.
Uygulanacak işlemler sırasında akla takılan soruları sormaktan çekinmemek
gereklidir.
HIV pozitif kişi, test
sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir.
HIV'li
sperm sıvısı,
genital sıvı ya da kanın bulaştığı alet ve eşyanın yaralı
dokuya teması ile
de HIV bulaşabilir.
Açık yaralar, vücuda
mikrop/virüs/bakteri
girişini engellemek için bantla kapatılmalıdır.
Dünyada her gün yaklaşık
16.000 insan bu virüsü kapıyor.
Türkiye'de ilk AIDS vakası 1985 yılında görüldü. Aynı yıl bir de taşıyıcı
tespit edildi. Sonraki her yıl taşıyıcı ve AIDS vakalarının sayısı fiderek
arttı. Aralık 2001 TC. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde 1325 HIV/AIDS
vakası vardır. Bunların 404'ü AIDS basamağına ulaşmış, 921 kişiyse
taşıyıcıdır. Ancak özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda
kişilerin sağlık kurumlarına başvurmamaları ve kayıt sisteminin yeterli
olmaması, bu sayının gerçekleri yansıtmadığını düşündürüyor....
3.Bulaşma Yolları
Cinsel Yolla
Mikrobu taşıyan erkeğin
veya kadının cinsel organ salgıları aracılığıyla, her türlü cinsel ilişki (vajinal,
anal, oral) ile, erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe, kadından
kadına bulaşır.
Kan Yoluyla
Kan ve kan ürünleri,
organ ve doku nakli ile, tıraş bıçağı,diş fırçası ve enjektör paylaşımı ile,
kesici ve delici aletler yolu ile bulaşır.
Anneden Bebeğe
HIV’lı anneden gebelik
süresince, doğum ve emzirme sırasında bebeğe bulaşır.
4.Bulaşmadığı Durumlar
Günlük yaşamda ve sosyal
ilişkilerle bulaşmaz.
Öpüşme, dokunma,
sarılma, el sıkışmayla bulaşmaz.
Herkese açık tuvalet,
havuz, duştan bulaşmaz.
Başkalarının eşyalarını
kullanmakla bulaşmaz.
Sinek, böcek sokması,
hayvan ısırması ile bulaşmaz.
5.Tanı
Tanı yalnızca test sonucuyla
konulabilir. Vücuttaki lezyonlar ve şikayetler tanı koymada düşündürücüdür ama
hiçbiri HIV/AIDS' e özgü değildir.
Kişi HIV aldıktan sonra
ortalama 8-10 yıl sağlıklı bir yaşam sürebilir; dışardan bakmakla hasta olduğu
anlaşılamaz. Ama virüsü almasından itibaren bulaştırabilir. Bu yüzden sağlıklı
görünen bir insandan bu virüsü çok rahat alabilirsiniz.
Tanı ELISA yöntemiyle yapılan
kan testiyle konulur. Bu test virüsün bulaşmasından 2-12 haftaya kadar doğru
sonuç vermeyebilir. Test 3 aylıkken yapıldığında verdiği sonuç neredeyse
kesindir; fakat Hacettepe Üniversitesi olarak 6. ayda testin tekrarının
yararlı olacağını düşündüğümüzden bir daha yaptırılmasının isteriz.
Sadece Elisa ile tanı konmaz; doğrulama testleri yapılmalıdır(Western Blot).
Test yapılırken kişilerin kimlikleri gizli tutulur.
6.Tedavi
Kesin çözüm bulunamamıştır.
Kullanılmakta olan tedavi pahalı ve zordur; birçok yan etkileri vardır.
Ama eğer hasta günde yaklaşık 20-30 tane hapı hepsinin birlikte alınmaması
gereken yiyeceklere dikkat ederek tam vaktinde ve hiçbirgün aksatmadan alırsa,
hastada ilaçların çoğunlukla neden oldukları yan etkiler ortaya çıkmazsa ve
virüste ilaçlara direnç gelişmezse tedavisi değil ama kontrolü mümkün olan bir
hastalıktır.
Bu bahsettiğimiz tedavi aylık yaklaşık 10.000 dolardır.