• Eğitim, uygarlıkların vazgeçilmez gereksinimidir.
Eğitimin amacı, insan ve toplum yaşamını kolaylaştırmak, güzelleştirmek,
zenginleştirmek, iyileştirmek, kişiyi ve toplumu mutlu kılmaktır. Eğitim
bilgi, akıl, zekâ, kültür, zevk, etik gibi değerlere
dayanan ve kişinin doğuşundan başlayıp hayatının sonuna kadar devam eden bir
süreçtir.
• Eğitimde atılan her bir adım, toplumun duyarlılık
bilincini, yaratıcılığını, akılcı düşünme gücünü,
doğal yeteneklerini ve becerilerini geliştirmek
için gereken gücü artırmaktadır.
Depremin yol açacağı zararları azaltmak için;
• Üretim kalitesinde yüksek bir standart sağlamak,
denetim mekanizmalarını etkili işletmek gerekir.
Dolayısıyla devlete, yerel yönetimlere, meslek
odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, mimar,
mühendislere ve medyaya çok büyük sorumluluk düşmektedir.
• Yukarıda sayılan bütün unsurları denetleyecek,
standartları yüksek tutmaya zorlayacak olanlar; bilgili, bilinçli ve sorumlu
bireyler olmalıdır.
Yurttaşlar sadece tüketici değildir. Deprem kayıplarından bireyler de
doğrudan doğruya sorumludur.
Sonuç olarak,
• Depremden korunmanın ilk ve tek yolu, bilgili,
bilinçli, sorumlu yurttaşlar yetiştirmektir. Bütün
bunların başarılabilmesi için de afet eğitimine
okul öncesinden başlanmalıdır.
• Çağdaş eğitimin gereği olan düşünme, araştırma,
irdeleme ve tartışma yeteneklerini geliştirmek
için eğitim programlarında yeniden düzenleme
yapılması zorunludur.
• Geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarına yol
açan büyük depremlerden ders alınarak öncelikle
deprem olmadan yapılması gereken çalışmaların
tamamlanması halinde deprem zararlarının en
aza indirilmesi büyük ölçüde eğitim çalışmalarına verilecek ağırlıkla mümkün
olacaktır.
Birey ve toplumun deprem konusunda eğitilip
bilinçlendirilmesi öncelikle örgün eğitim sistemi
tarafından gerçekleştirilmeli, aynı zamanda yaygın
eğitim yoluyla örgün eğitim dışında kalan geniş
halk kitlesinin eğitimine önem verilmelidir.
Bilinmelidir ki;
İnsanlarımız deprem sırasında kendilerine öğretilenlerin tümünü özümsese
bile yıkılan bir binadan kurtulma şansları çok düşüktür. Bu nedenle
Türkiye’deki tüm binaların sağlamlık envanterleri
çıkarılarak deprem sırasında yıkılması olası binaların nasıl
güçlendirileceği konusunda toplumun
bilgilendirilmesi gerekir.
Ülkemizde,
• Gerek kent merkezleri, gerekse kırsal alanlarda
bulunan ve kültürel mirasımızı oluşturan tescilli
veya tescilsiz sivil mimarlık örneklerinin, anıtsal
ve antik yapıların, arkeolojik alanların, özgün
kentsel dokuların korunması ve gelecek nesillere
aktarılması, kültürel mirasımızın sürdürülebilirliğinin ve
yaşanılabilirliğinin sağlanması adına önem
taşımaktadır
• Deprem sonrası hasar tespiti, önlem ve uygulamalara yönelik yapılan
işlemlerin, deprem öncesinde mevcut yapı stokunun envanter çalışmaları
sırasında ele alınarak, güçlendirme gerektiren
yapılar için; sağlamlaştırma, bütünleme, yenileme, yıkılacak durumundaki
yapılar için, yeniden
inşa etme önerilerinin getirilerek yapısal dayanımın artırılması ve
kullanıcıların eğitilerek bilinçlendirilmesi ve bu konuda uzman
mühendislerin
yetiştirilmesi, çok çeşitli uygarlıklara ev sahipliği
yapmış olan ülkemizdeki zengin kültürel mirasın
korunarak yaşatılmasına katkı sağlayacaktır.
Deprem Konusunda,
1. Çok disiplinli araştırmaların kurumsallaştırılması
için yöntemler geliştirilmeli, ulusal araştırma
programı çerçevesinde iki yılda bir ulusal sempozyum yapılmalı, genç
araştırmacılara burslar,
başarılı araştırmalar için ödül programları geliştirilmelidir.
2. Kamu yöneticileri için afet yönetimi konusunda,
risk belirleme, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme gibi konuları
kapsayan bir eğitim programı
gereklidir. Kamu kuruluşlarının gereken önlemleri
alması ve tüm personelin eğitimli olması açık bir
sorumluluktur. Bu programda afet yönetiminde
halk katılımının önemi ve gerekliliğine yer verilmelidir
3. Üniversitelerimizde jeoloji, jeofizik, inşaat mühendisliği, mimarlık,
kent planlaması v.b. meslek
öğretimi yürüten bölümlerde günümüzde uygulanan öğretim programlarında
deprem konularına yeterli önemin verilmesi gerekmektedir.
DEPREM VE MEDYA
Medya toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesinde, depremin yol açtığı
kayıp ve zararlarda
da kendini sorumlu hissetmelidir.
• Resmi kurumlar ve medya arasında daha önceden kurulmuş sıkı
koordinasyonla, doğru ve
güvenilir bilgi akışı sağlanarak, yanlış ve abartılı
bilgi akışı önlenmeli, böylece toplumun aldığı bilginin doğruluğuna güveni
sağlanmalıdır
• Deprem konusunda, eğitsel, psikolojik ve bilimsel olarak konunun
uzmanlarınca hazırlanmış
materyalin, topluma aktarılmasında yayın organlarının kullanılması ve bunun
gelişigüzel değil, bir
plan dahilinde ve süreklilik arz edecek şekilde
yapılması gerekmektedir.
• Bilgiye en hızlı ulaşacak ve medyaya sürekli
olarak ilk elden bilgi aktaracak yetkili bir birim
oluşturulmalıdır. Bu birim yetkin ve tarafsız kişilerden oluşmalıdır.
ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM
Doğal afetlerin etkisini azaltmak, kayıpları en aza
indirmek toplumun her ferdinin ve her kesimin
bilinçli ve etkin katılımı ile olacaktır. Deprem konusunda halkın
bilinçlendirilmesi, eğitimin tüm öğelerinin seferber edilmesiyle mümkündür.
Afet Eğitimi;
• Örgün Eğitim Sistemi
• Yaygın Eğitim Sistemi
• Hizmet İçi Eğitim
• Meslek İçi Eğitim
• Halk Eğitimi
Örgün Eğitim Sistemi İçinde Afet Eğitimi
• Okul Öncesi Afet Eğitimi
• İlk Öğretim
• Orta Öğretim
Yaygın Eğitim Sistemi İçinde Afet Eğitimi
Halk eğitiminin nasıl ve nerede yapılacağı, hangi
metot ve yolla kimin tarafından verileceği, ilgili
kurum ve kuruluşlarca kararlaştırılıp plan ve programlar hazırlanmalıdır. Bu
kuruluşlar;
• Milli Eğitim Bakanlığı,
• Görsel ve yazılı kitle iletişim kuruluşları,
• Sivil toplum örgütleridir.
Kalfalık, Ustalık ve Taşeronluk Temiz Belgesi
• İşverenlerce yaptırılan iş tarif edilerek yapılan
anlaşmalara uygun olarak işin fen ve sanat kurallarına, ahlaki değerlere
uygun olarak tamamlandığı ve çalışmalar sırasında verilen işi zamanında
tamamlandığını belirten belgedir.
Aileniz için bir deprem anında
nasıl hareket edeceğinizi düşünün ve kendinize göre planlama yapın. Bu
amaçla; Evinizin her odasındaki güvenilir yerleri belirleyin.
Evin tehlikeli noktalarını
bilin, (pencereler, aynalar, asılı eşyalar, şömineler ve yüksek mobilya)
Pratik egzersizler yapın.
Çocuklarınızla evin içerisindeki güvenilir noktalara yerleşin.
Bölgenizdeki Kızılay, Sivil
Savunma veya diğer toplum kuruluşlarından ilkyardım kurallarını öğrenin.
Birbirinizden ayrı olmanız
halinde ailenizin nerede buluşacağını belirleyin; Bu yerler herkesin bildiği
yakın çevreden olsun. Örneğin; Komşunun veya size yakın oturan akrabaların
evi, mahallenizdeki okul ve camilerin avluları ile parklar.... gibi.
Belirlemiş olduğunuz bu
yerlerde buluşmanız mümkün olmayabilir çünkü bu yerler de depremden zarar
görmüş olabilirler. Bu sebeple oturduğunuz şehirden en az 100 km. uzakta
yaşayan bir akrabanızı haberleşme aracı olarak seçin.
Yukarıdaki bilgileri
içeren kartlardan hazırlayın. "AİLEYLE TEKRAR BİR ARAYA GELME" kısmındaki
boşlukları doldurun ve tüm aile bireyleri için çoğaltın. Evde herkese
cüzdanlarında, çantalarında veya ceplerinde taşımaları için verin. Bu isim
ve telefon numaralarını daima yanınızda taşıyın. Tüm aile üyelerinin,
depremden sonra en kısa sürede, önceden belirlemiş olduğunuz bu kişiye haber
vermelerini söyleyin. Ve sizde aynı şekilde bu kişiye nerede ve nasıl
olduğunuzu söyleyin. Eğer tüm aile üyeleri seçmiş olduğunuz kişiye haber
verebilirse, birkaç gün bir araya gelemezseniz dahi, birbirinizin nerede ve
nasıl olduğundan haberdar olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olabilmek
kaygı ve stresinizi oldukça azaltacaktır.
Aracı kişiler dışında
ihtiyacınız olabileceğini düşünerek bazı önemli telefon numaralarını
saklamanızda fayda vardır. Bu telefon numaralarını ACİL TELEFON NUMARALARI
çizelgesine kaydediniz.
Bir deprem sırasında
aileniz için yaşamsal önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için önlem almak
gerekir. Senetler, vasiyet, vergi kayıtları, doğum belgeleri, nüfus
kağıtları ve diğer yaşamsal önem taşıyan belgeleri ateşten etkilenmeyecek
bir yerde saklayın. Bu belgeleri emanet kasada saklayabilirsiniz, yada su
geçirmeyen bir poşetle afet çantasına koyabilirsiniz.
Bu belgelerin arasına bir
de ÖNEMLİ AİLEVİ BİLGİLER çizelgelerini doldurarak saklarsanız yararlı
olacaktır.
Aile bireyleri için; bilek
veya boyunda taşınabilen madeni künyeler (Adı, soyadı, doğum yeri, doğum
tarihi, dini ve kan grubu) hazırlayın.
Aileniz için taşınabilir
bir ilkyardım çantası hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde hazır bekletin
Evlerinizi yetkililerin size verdiği kurallar
doğrultusunda inşa edin. İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki
alanlara evlerinizi inşa etmeyin. Evlerinizi deprem yönetmeliğine uygun
olarak yapılıp yapılmadığını araştırın.
Evlerinize izinsiz kat
inşa etmeyin ve balkon eklemeleri yapmayın veya yaptırmayın. Bu ilave kat
bir deprem sırasında evinizin tamamen yıkılmasına sebep olabilecektir.
Oturduğunuz binanın
güvenliğinden emin değilseniz ve bilgi almak isterseniz şehrinizdeki
Mühendisler ve Mimarlar odasından bu konuda yardım ve bilgi alabilirsiniz.
Hatların zarar görmemesi
halinde, gaz, su ve elektriğin nasıl kapatılacağını öğrenin.
Evinizdeki bütün odaların
en güvenli yerlerini önceden belirleyin. Bu yerler arasında: İki duvarın
birleştiği köşe, sağlam bir masanın altı veya yanı, kaloriferlerin veya
buzdolaplarının yanı, çekyat veya kanepelerin yanı olabilir. Deprem anında
panik yaşayabilir ve doğru düşünemeyebilirsiniz. Böyle bir durumda önceden
nerelere saklanabileceğiniz belirlemeniz, bunu
ailedeki herkese öğretmeniz ve zaman zaman denemeniz faydalı olacaktır.
Ayrıca her odanın en güvenli kısımlarını EK-E’deki DEPREM GÜVENLİK PLANI
formatında boş bırakılan yerleri not edip keserek herkesin görebileceği
yere yapıştırın.
Evinizde hasar görebilecek
ve/veya verebilecek eşyaları planın uygun yerine not edin.
Acil durumlar için yiyecek, su, ilaç, ilkyardım
çantası, alet ve giyecek bulundurun.
Büyük bir deprem eşyalarınıza önemli zarar verebilir.
Aslında, deprem zararlarının üçte birinin bina ile ilgili olmayıp,
içindeki eşyalardan ve aletlerden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Bu
mobilyalar, ev aletleri ve diğer eşyaları kapsar.
a
Ağır Eşyaları ve Su Tanklarını Sabitleme ;
Kitaplık, vitrin ve raflı üniteler gibi yüksek, bir
yere bağlı bulunmayan eşyaları “L” dirsekler, köşe dirsekleri yada
alüminyum kornişler kullanarak duvar çivileriyle duvara veya döşemeye
sabitleyin.
İçindeki eşyaların kayıp düşmesini önlemek için dolap
kapaklarına tahta yada metalden bir sürgü takın. Bu özellikle, pek çok cam
eşyanın bulunduğu durumlarda son derece önemlidir.
Ağır ve/veya eşyaları alt raflara yerleştirin.
Su kazanını altından ve üstünden sağlam bir zincir veya
bantla sarın. Bu bantları duvardaki çivilere sıkıca bağlayın. Yakıt borusu
biraz esnek kalsın.
b Eşyaları Raf Üstlerine Sabitleme ;
Televizyon, müzik seki, bilgisayar ve mikrodalga fırın
gibi raf üzerindeki eşyaları depremlere eşlik eden ileri geri hareketlere
karşı korunmak için sabitleyin. Bu eşyaları ve hatta vazo gibi
kırılabilecek diğer hassa eşyaları da çift taraflı bantlarla kullanarak
bulundukları mobilyanın üzerine yapıştırıp sabitleyebilirsiniz.
c Ayna ve Tabloları
Sabitleme ;
Depremler duvardaki ağır
tabloları ve aynaları aşağıya indirir. Eğer bunlar üzerinize düşerse ciddi
şekilde yaralanabilirsiniz. Bu nedenle, ağır çerçevesi olan tüm tabloları
ve aynaları yataklardan, koltuklardan ve sandalyelerden uzak bir yere
koyun.
Bu tür eşyaları alt ve
üst kısımlarına vidalar yerleştirerek yada bunları bir telle bağlayarak
sabitleyebilirsiniz.
Çift tarafı yapışkan
bantlar tabloları, aynaları, duvar saatleri ve benzeri eşyaları duvara
sabitlemek için de kullanabilirsiniz.
d Asılı Duran Eşyaları Sabitleme ;
Asılı duran tüm eşyaların
yerini dikkatlice kontrol edin. Bunların, bir deprem sırasındaki şiddetli
sarsıntıda pencerelere çarpacak kadar yakın olup olmadığına kara verin.
Eğer bu kadar yakınlarsa, onların yerini değiştirin.
Evinizde tavandan asılı olan avize
ve saksılar varsa onların sarsıntı sırasında yere düşmeyeceğinden emin
olun. Eğer bu avize ve saksılar tavanda ucu açık bir kancaya asılılarsa
saksı kancadan kurtulup düşebilir. Bunu engellemek için saksının asılı
durduğu kancanın diğer ucunun da tavana girmesini sağlayın yada kancanın
ucu kalmayacak şekilde tel bağlayın.
e Mutfak ve Banyo Dolaplarını Sabitleme ;
Mutfak ve banyo dolap
kapakları yer hareketi ile birlikte genellikle kendiliğinden açılır ve
içindekilerin hepsi yere düşer. Sürgü takmak dolapların içindekileri
yerinde tutmaya yardım eder.
Acil
durumlar için yiyecek, su, ilaç, ilkyardım çantası, alet ve giyecek
bulundurun.
Aileniz için bir deprem anında nasıl hareket edeceğinizi
düşünün ve kendinize göre planlama yapın. Bu amaçla; Evinizin her
odasındaki güvenilir yerleri belirleyin.
Evin tehlikeli noktalarını bilin, (pencereler, aynalar,
asılı eşyalar, şömineler ve yüksek mobilya)
Pratik egzersizler yapın. Çocuklarınızla evin
içerisindeki güvenilir noktalara yerleşin.
Bölgenizdeki Kızılay, Sivil Savunma veya diğer toplum
kuruluşlarından ilkyardım kurallarını öğrenin.
Birbirinizden ayrı olmanız halinde ailenizin nerede
buluşacağını belirleyin; Bu yerler herkesin bildiği yakın çevreden olsun.
Örneğin; Komşunun veya size yakın oturan akrabaların evi, mahallenizdeki
okul ve camilerin avluları ile parklar.... gibi.
Belirlemiş olduğunuz bu yerlerde buluşmanız mümkün
olmayabilir çünkü bu yerler de depremden zarar görmüş olabilirler. Bu
sebeple oturduğunuz şehirden en az 100 km. uzakta yaşayan bir akrabanızı
haberleşme aracı olarak seçin.
Yukarıdaki bilgileri içeren kartlardan hazırlayın.
"AİLEYLE TEKRAR BİR ARAYA
GELME" kısmındaki boşlukları doldurun ve tüm
aile bireyleri için çoğaltın. Evde herkese cüzdanlarında, çantalarında
veya ceplerinde taşımaları için verin. Bu isim ve telefon numaralarını
daima yanınızda taşıyın. Tüm aile üyelerinin, depremden sonra en kısa
sürede, önceden belirlemiş olduğunuz bu kişiye haber vermelerini söyleyin.
Ve sizde aynı şekilde bu kişiye nerede ve nasıl
olduğunuzu söyleyin. Eğer tüm aile üyeleri seçmiş olduğunuz kişiye haber
verebilirse, birkaç gün bir araya gelemezseniz dahi, birbirinizin nerede
ve nasıl olduğundan haberdar olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olabilmek
kaygı ve stresinizi oldukça azaltacaktır.
Aracı kişiler dışında ihtiyacınız olabileceğini
düşünerek bazı önemli telefon numaralarını saklamanızda fayda vardır. Bu
telefon numaralarını ACİL TELEFON NUMARALARI
çizelgesine kaydediniz.
Bir deprem sırasında aileniz için
yaşamsal önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için önlem almak gerekir.
Senetler, vasiyet, vergi kayıtları, doğum belgeleri, nüfus kağıtları ve
diğer yaşamsal önem taşıyan belgeleri ateşten etkilenmeyecek bir yerde
saklayın. Bu belgeleri emanet kasada
saklayabilirsiniz, yada su geçirmeyen bir poşetle afet çantasına
koyabilirsiniz.
Bu belgelerin arasına bir de
ÖNEMLİ AİLEVİ BİLGİLER çizelgelerini doldurarak saklarsanız yararlı
olacaktır.
Aile bireyleri için; bilek veya boyunda
taşınabilen madeni künyeler (Adı, soyadı, doğum yeri, doğum tarihi, dini
ve kan grubu) hazırlayın.
Aileniz için taşınabilir bir ilkyardım çantası
hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde hazır bekletin
Bölgenizde bulunan Sivil Savunma ve diğer toplum
kuruluşları tarafından düzenlenecek depreme hazırlık seminer, konferans,
kurs gibi eğitim faaliyetlerine, ilkyardım, yangın söndürme, zarar
değerlendirme ile arama ve kurtarma eğitimlerine katılın.
Araç, teçhizat, materyal listeleri ve paylaşılabilecek
özel beceri ve kaynaklara sahip olan bölge sakinlerinin yer aldığı
listeler hazırlayın ve yakın komşular arasında kendi kendine yardım ağları
geliştirin.
Özel ihtiyaçları olan veya özel yardıma gereksinimleri
olacak olan komşularınızı belirleyin.
Depremden sonra can kaybı olmadığını anlamak için beyaz
bir bez (çarşaf) asılması için komşularla anlaşın ve arama kurtarma
çalışmalarının beyaz işaret bezi asılı olmayan yerlerden başlamasını
sağlayın.
HALK TARAFINDAN HAZIRLANACAK
İLKYARDIM ÇANTASI
Acil durum sonrasında ilkyardım çantaları önemlidir.
Ayrıca günlük yaşamdaki yaralanmalar için de çok kullanışlı olabilir. Evde
ve arabanızda bulunması gereken ilkyardım çantasının yararlı olabilmesi
için ulaşılabilir bir yerde ve hazır olması gerekir. Yılda iki kez tüm
ilkyardım malzemelerinizi kontrol ederek değiştiriniz.
Bir ilkyardım çantasında
bulunması gerekenler ;
(a) İLAÇLAR
Oksijenli su ve Tentürdiyot
Antibiyotik merhem
Aspirin veya ağrı kesiciler
İshal ilacı
Göz damlası
Soğuk algınlığı/öksürük ilacı
Haşere ilacı
Kulak ve burun damlası
Deri için dezenfektan (mikrop öldürücü) ilaç
(püskürtme)
Reçete ile satılan ilaçlardan yedek (Aile fertlerinin
kullanmak zorunda olduğu)
Kullananlar için yedek numaralı gözlük
Vitamin
Bir kalıp sabun
Hijyenik kadın bağı
(b) TIBBİ MALZEMELER
Yara bandı
Kauçuktan yapılmış ameliyat eldiveni
Ameliyat maskesi
Tekli sargı
Kelebek sargı
Gazlı bez
İlaç sürmeye veya yara temizlemeye yarayan pamuk
parçaları
Yapışkan bant
Sterilize sargı bezi
Kırıklar için malzeme
Eşyaları dezenfekte etmek için %10 çamaşır suyu içeren
şişe (püskürtmeli)
Termometre
İlkyardım el kitabı
(c)
YİYECEKLER
Kurutulmuş besinler, Konserve et/balık, Konserve
sebzeler, Meyve suları, Hazır çorbalar, Şeker, Tatlı-tuzlu bisküviler,
Kuru üzüm-incir, Kuruyemişler saklamak için uygundur. Bu besinler her
zaman evinizin karanlık, rutubetsiz bir köşesinde saklanabilir.
Pişirilmesine gerek olmayan hazır besinler tercih
edilmelidir.
Depolanan besinler her an kullanılma hazır, taze
olmalıdır.
Depolanan besinler sağlam bir kutuda evdeki gaz, gibi
zehirli olabilecek maddelerden uzak, farelerin veya böceklerin
erişemeyecekleri yerlerde saklanmalıdır.
Yiyeceklerin yanında evde her zaman fazladan bir iki
paket peçete, kağıt bardak-tabak ve plastik çatal, kaşık, şişe/konserve
açacağı bulundurmakta da fayda vardır.
Evde her zaman haftalık ihtiyacımızdan fazla su
bulundurmaya çalışın. Deprem sonrası temiz su ihtiyacımızın bir süre
karşılamak için kullanabilirsiniz.
5. HALK
TARAFINDAN HAZIRLANACAK MALZEME VE TEÇHİZAT ÇANTASI
Deprem için malzeme hazırlarken, bu malzemelere deprem
evinizi alt üst ettikten sonra ulaşmanız gerektiğini unutmayın. Söz konusu
malzemeleri koymak için düşen eşyalar altında kalma şansı az olan, kolay
bulunur bir yer seçin. Yeriniz darsa, büyük bir çöp bidonu mükemmel bir
saklama yeri olabilir. Apartmanda yaşıyorsanız, malzemeleri sakladığınız
kabı güzel bir masa örtüsüyle kapatabilirsiniz. Deprem malzeme ve teçhizat
çantasında bulunması gerekenler :
İş eldiveni
Balta/tokmak
Kürek (yassı başlı ve sivri uçlu)
Süpürge
Çekiç ve çivi
Tornavida
Kriko
Plastik kaplama rulosu
İp bobini
Tel bobin
Çadır (aile)
Katranlı muşamba, bez (PVC veya çadır bezi, en ,az 2 mt.
Olacak)
Uyku tulumu, battaniye
Tülbent bezi (sudaki pislikleri süzmek için)
Bir miktar para
Kurutulmuş yiyecek
Su
Giysi
Yürüyüş ayakkabısı ve çorap, bölgenin yol haritası
Yangın söndürme aleti
Düdük
Pusula
Su geçirmeyen bir kapta, el feneri ve piller veya
kimyasal ışık çubuğu, kibrit, küçük radyo (taşınabilir pilli)
Eğlence paketi-aile resimleri, not defterleri, kitap
gibi malzemeler.
SIHHİ
MALZEMELER
Plastik torba-çöp bidonuna uygun dayanıklı torba ile
daha küçük boyutlarda fermuarlı torba.
Toz halinde klor kireci (oksitleyici ve aşındırıcı
olduğu için uygun bir şekilde saklanmalıdır)
Tuvalet kağıdı
Susuz temizlik için hazır, nemli temizlik peçeteleri
Tuvalet malzemeleri-havlu-şampuan-diş fırçası ve
macunu,deodorant
Böcek, sinek, sivrisinek ve karınca için ilaç
Çift tarafı yapışkan
bantlar tabloları, aynaları, duvar saatleri ve benzeri eşyaları duvara
sabitlemek için de kullanabilirsiniz.
Paniğe kapılmamaya çalışın. Bir iki
dakika durarak sakinleşmeye çalışın.
Yakın çevrenizde
tehlikeli bir durum olup olmadığını kontrol edin. Kırılmış camlar,
ortalığa dökülmüş kimyasal bir madde, yerinden oynadığı için düşme
tehlikesi olan eşyalar olup olmadığına bakın.
Ayaklarınızı, ellerinizi
ve kafanızı koruyun. Sağlam, sert ayakkabılar, deri eldiven ve varsa sert
bir kask giyin. Yüzünüze toz için bir maske veya maske yerine geçebilecek
bir şeyle ağzınızı ve burnunuzu kapatın.
Eğer karanlıktaysanız
fener kullanın. Bir gaz sızıntısı olmadığından emin olana kadar kibrit
kullanmayın ve ışıkları yakmayın.
Çevrenizdekilerin
yaralanıp yaralanmadığını kontrol edin. İhtiyacı olanlara yardım etmeye
çalışın. Kesinlikle gerekmiyorsa ağır yaralı olanları hareket ettirmeyin.
Yangın kontrolü
yapın. Küçük çaplı yangınları söndürmeye çalışabilirsiniz. Bunun için;
Isıyı soğutarak yok
etmeye çalışın. (Su veya yangın söndürücü ile)
Ateşin havayla temasını
kesebilirsiniz.
Yangına sebep olan yakıtı
kesin.
Yangın söndürücüleri
alevlerin üst kısmına değil, her zaman ateşin alt kısmına doğru tutun.
Büyük çaplı yangınları
söndürmeye çalışmayın. Derhal uzaklaşın.
Şayet yangının sebebi
bir yağ ise ASLA su kullanmayın. Bu yangınları yangın söndürücülerle yada
üstüne bir şeyler kapatarak söndürebilirsiniz.
Tüpleri, elektriği, suyu
ve varsa doğalgazı kontrol edin. Gerekliyse hepsine ana vanadan kapatın.
Evdeki tüm aletleri kapatıp fişten çekmeyi unutmayın.
Yerlere düşmüş tellerden
kesinlikle uzak durun ve bunlara temas eden eşyalara dokunmayın.
Şayet piknik tüpü gibi
bir aleti kullanacaksanız bunu açık bir alanda yapın. Gaz sızıntısı
ihtimali olan yerlerde tüp kullanmak yangına sebep olabilir.
Ayrıntıları dinlemek için
pilli bir radyo kullanın.
Evinizi terk ederken
kimlik ve kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek ve battaniye gibi koruyucu
eşyaların bulunduğu çantaları yanınıza alın.
Ailenize, sevdiklerinize
ulaşmak için arabaya atlayıp yollara çıkmayın, trafiğin tıkanması
ambulans, itfaiye ve yardım arabalarının zamanında ihtiyacı olanlara
ulaşmasını engelleyecektir.
Çok acil durumlar dışında
telefonu kullanmayın.
Sadece uzmanların ve
resmi kaynakların açıklama ve uyarılarına uyun. Kulaktan kulağa yayılan
söylentilere itibar etmeyin. Çünkü bu gibi durumlarda hırsızlar,
yağmacılar gibi kötü niyetli insanlar evler boşalsın diye yanlış deprem
alarmı verebilirler.
Deprem sonrası
çadırlarınızı yetkililerin gösterdikleri yerlere kurun. Çadırlar açık
alanlara kurulmalı ve geçiş yollarını kapamamalıdır. Çadırları evinizin
yakınına kurmakta ısrarcı davranmayın.
Size yardıma gelen
görevlileri gerçekten gereksinim duymadıkça meşgul etmeyin. Sizler gibi
herkes panik halinde ve zor durumda olabilir. Görevlileri gereksiz yere
meşgul etmenin yardım hizmetlerinin aksamasına sebep olacaktır.
Depremden sonra kendinizi
ve ailenizin güvenliğinden emin olduktan sonra çevrenize de yardımcı olmak
elinizde. Büyük depremlerin ardından kurtarma çalışmaları için mümkün
olduğunca fazla insana gerensinim duyulacaktır. Eğer sağlığınız yerinde
ise sizde bu çalışmalara katkıda bulunabilirsiniz. Ancak bu konuda yeterli
ve bilgili değilseniz yardımlarınız tehlike yaratabilir. Böyle bir durumda
görevlileri meşgul ederek engellememek yapabileceğiniz en büyük yardımdır.
Unutmayın; Kendi
hayatınızı tehlikeye atarak kahraman olmaya çalışmayın, fiziksel
kapasitenizin üzerinde bir şeye kalkışırsanız ölebilirsiniz ya da size
yardıma gelmeye çalışanların hayatlarını tehlikeye sokabilirsiniz. Bazen
yardım için beklemek sabır ve cesaret gerektirir
Bir deprem felaketinin
ardından, bazı çocuklarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
Depremin
tekrarlanacağından, yada depremi hatırlatacak bazı işaretlerden (oturduğu
koltuğun, yatağın sallanması, uyku sırasındaki gürültü v.b.) aşırı korkma,
Çok kolay ve sık biçimde
sinirlenme, ağlama ve sızlama,
Saldırganlık, yaramazlık
yapma, kendini bir işe verememe,
Okulda ve evde daha önce
hiç yapmadığı davranışları yapma,
Daha fazla hareketli
olma, yerinde duramama, dikkatini belli bir konuya yoğunlaştırmada güçlük
çekme,
Felakete ilişkin sürekli
korkular yaşama (örneğin, anne ve babadan artık tamamen ayrılmak zorunda
kalacağından korkma)
Yalnız başına yatmaktan
korkma, anne-babası yada bir başka büyükle yatmak isteme, uykuda kabuslar
görme ve çığlık atma, yatak ıslatma,
Yalnız kalmaktan,
yanındakilerin uzaklaşmasından korkma, anne ve babanın peşinde dolanma,
okula yada kreşe gitmekten korkma, tuvalette yalnız bırakılmaktan korkma,
Daha küçük yaşlarda
davrandıkları gibi davranma, parmak emme, altını ıslatma, biberondan
beslenmeyi isteme, sürekli kucakta tutulmayı isteme,
Doktor tarafından sebebi
bulunamayan mide bulantısı, karın ağrıları, kusma, baş ağrısı, baş
dönmesi, beslenme ve uyku düzensizlikleri gibi şikayetleri gösterme,
Sessizleşip içine
kapanma, yaşadıkları üzerinde konuşmaktan kaçınma,
Sürekli bu konu üzerinde
konuşmayı isteme (özellikle daha büyük çocuklar) yada oyunlarında ve
masallarında deprem felaketine ilişkin konuları işleme,
Bu deprem felaketinin,
kendisinin daha önceden yapmış olduğu bir “kabahat” yüzünden olduğunu
düşünüp, suçluluk duyma,
Bazı çocuklarda,
yaşadıkları sıkıntıya ilişkin olarak dıştan fark edilecek herhangi bir
belirti gözlenmeyebilir. Bazılarında ise bu sıkıntılarının ilk işaretleri,
haftaları yada aylar sonra ortaya çıkabilir.
Çocuklarına bu
konuda yardım etmek için, anne-babaları yada yakınlarındaki büyükleri neler
yapabilirler ?
Çocukları, olaylarla
ilgili olarak bilgilendirmenin büyük yararı vardır; onlara duygusal açıdan
destek vermek, aile ve akrabaların felaket sonrası yaraları sarma
çalışmalarında rol almalarını sağlamak, aile ve akrabaların bir arada
oldukları duygusunu yaşamalarına da katkıda bulunur. Bu zorlukları
birlikte aşabilmek, deprem felaketinden çok sonraları bile sürebilecek ve
aile bireylerini güçlendirecek bir “birlik beraberlik” duygusu
yaşatacaktır.
Çocuklarınızı
rahatlatmak ve onlara güven vermek için zaman ayırın. Bir felaketle başa
çıkmaya çalışırken, yetişkin bir insanın dikkati kolayca başka konulara
kayabilir. Deprem sırasında yada sonrasındaki acil durumlar içindeyken
çocuğunuzu rahatlatmak için vakit ayıramayacağınızı düşünebilirsiniz. Ama
bir dakikalık bile olsa, içten, şefkat dolu bir sarılma, sürekli onun
yanında olduğunuza dair güven verici, sıcak bir iki söz, çocuklarınızın
kendilerini güvende hissedebilmeleri için yeterli olacaktır.
Durumla ilgili olarak
bir şey saklamadan, onun anlayabileceği düzeyde basit sözcüklerle, dürüst
olarak bilgi verin. Ailenize neler olduğunu çocuklarınıza açıklayın.
Onların anlayacağı basit sözcükler kullanın. Dürüst olun. Örneğin okul
öncesi bir çocuk için, “Ayşe deprem oldu ve evimiz yıkıldı. Bir süre onun
içinde oturmayacağız. Teyzenlere gideceğiz” gibi bir açıklama yeterli
olabilir. Yaşadığınız bu ciddi durumu, olduğundan daha hafif bir şekilde
aktarmaya çalışmayın. Ancak varolanı da abartmayın, çocuğu doğrudan
ilgilendirecek, hayatını doğrudan etkileyecek konular üzerinde
bilgilendirin.
Çocuğun başına gelen
felaketi anlamasına yardımcı olun. Çocuklar anlamadıkları şeylerden
korkarlar. Çocuğa depremin ne olduğunu, nasıl olduğunu, nasıl çok ender
olarak ortaya çıkan, ama doğanın ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatın.
Çocuklar, bu felaketin kendi yaptıkları herhangi bir “kabahat”la ilişkili
olmadığını, kendi suçlarının olmadığını mutlaka anlamlı, söz konusu bu
felaketin kendilerine verilen bir “ceza” olmadığını çok iyi öğrenmelidir.
Çocuğa ailesinin, aile
sisteminin (akrabalar, yakınlar) yada yakın çevrenin korunması içinde
olduğu konusunda güvence verin. Onlara şu tür cümlelerle
yaklaşabilirsiniz. “Evet canım, deprem tehlikeli bir şey. Başımızdan çok
üzücü olaylar geçti. Ama bizler şimdi güvencedeyiz. Bu konu ile ilgili
kişiler bize mutlaka yardım edeceklerdir.”
Olanaklar ölçüsünde,
gündelik alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışın. Kendi olanaklarınız
içinde, eğer yapabiliyorsanız, deprem öncesindeki alışkanlıklarınızı
sürdürmeye, yada yeni koşullar altında gerçekleştirdiğiniz
faaliyetlerinizi, olabildiğince eskilerine benzetmeye çalışarak yapmaya
çalışın (yemek saatleri, çocuğunuzu yatırdığınızda masal anlatmak, öğle
yemeği sonrası uykuları, v.b.). Daha büyük çocukların, kendi oyun türleri,
oyun zamanları, mümkün olduğunca değiştirilmeden sürdürülmeye
çalışılmalıdır. Deprem gibi bir kriz, yaşanılan yeri değiştirme durumunda
kalmaya ve alışılmış gündelik faaliyetlerde kesintilere yol açtığından,
kendi başına ciddi stres yaratabilir. Bu tür sarsıcı zamanlarda az da olsa
bazı alışkanlıkları sürdürmeye çalışmanın, çocuklara belirli bir düzeyde
kontrol duygusu yaşatabilmede katkısı olacaktır.
Bu olaylardan sonra,
kendinizin de neler hissettiğini çocuklarınızla paylaşın; başınıza
gelenlere nasıl olumlu bir şekilde yaklaşmaya çalıştığınızı anlatın.
Örneğin şöyle bir şey söyleyebilirsiniz: “Evden ayrılmak zorunda
kaldığımız için bende çok üzgünüm, ağlamamın nedeni bu. Gel bana bir
sarıl. Çok iyi gelecek” Çocukların da arada sırada bir şeyler yapmasına
izin verin ve onun kendisini aile sisteminin bir parçası olarak
hissetmesinin, “bir arada olma” duygusunu yaşaması açısından büyük yararı
vardır.
Çocuklarınızın
duygularını ve yaşadığı sıkıntıyı anladığınızı ve hepsini kabul ettiğinizi
belirten sözcükler kullanın. Örneğin şuna benzer bir şeyler
söyleyebilirsiniz:
"Ahmetçiğim, ağlamanın
hiçbir sakıncası yok. Kendini rahat bırak. Halanlarda rahat edeceğiz.”
Çocuğunuza, “sakin ol; korkma; üzülme” gibi sözlerle neler hissetmesi
gerektiğini söyleyin. Sadece hissettiklerini dinlemeye hazır olduğunuzu,
yaşadığı duyguların hepsinin çok normal olduğunu söyleyin.
Çocuğunuzun yaşına uygun
olarak, gündelik yaşantınız içinde yapıcı bir şeyler yapabilmesini
sağlayacak işler verin. Çocuğunuzu, ailenin yaşadığı felaketten sonraki
“yaraları sarma” faaliyetleri içine sokarsanız, onun kontrol duygusu
yaşamasını ve katkıda bulunabildiğini düşünmesini sağlarsınız. Eğer
yapabiliyorsa, sofrayı hazırlamasına, ekmekleri yerleştirmesine, su
taşınmasına, v.b. işlere yardımcı olmasına izi verin. Onları güvenli bir
şekilde meşgul etmeye çalışın. Aileye bu şekilde yardım edişinden
duyduğunuz memnuniyeti belirtin. Bununla beraber, bu sorumlulukların onu,
ihtiyacı olan “arkadaş oyunları”ndan çok fazla uzak tutmasına da engel
olun.
Cesaret, sabır,
kararlılık, yardımlaşma, problemleri çözmeye çalışma ve başa çıkma
konusunda çabalama gibi davranışlarınızla, çocuklarınıza örnek olmaya
çalışın. Çocuklarınızın dikkatini, benzer felaketi yaşamış diğer ailelere
ve onlara yardımcı olmaya çalışan diğer insanlara çekmeye çalışın.
“Ellerinden geleni yapıyorlar Ayşeciğim. Bak dün bütün gece karşı
evdekileri kurtarmaya çalıştılar. Komşularımızda aynı şekilde
uğraşıyorlar.Bu işi atlatmak için hep birlikte çalışmalıyız.” Şeklinde bir
şeyler söyleyebilirsiniz. Yaşadıklarınızla başa çıkmak için neler
yaptığınızı ona söyleyin. “Kendimi kötü hissettiğimde birlikte yaşadığımız
güzel günleri düşünüyorum ve kendime zamanla her şeyin yeniden
düzeleceğini hatırlatıyorum. Benim işime yarıyor. Bir denemek ister misin
? Belki seninde işine yarar.”
Kendinizi rahatlatmak ve
sakinleştirmek için kendinize zaman ayırın. Kriz ortamından uzaklaşmak
için kendinize çok kısa bir ara verin. Örneğin birkaç dakika yürüyün.
Zihninizi sakinleştirmeye çalışın. Eğer siz sağlam olursanız ailenize daha
çok yardım edebilirsiniz.
Duygusal tepkiler :
Geçici şok, korku, öfke,
suçluluk, utanç, çaresizlik ve umutsuzluk hisleri yada duygusal donukluk
hali (hiçbir duyguyu yaşamama)
Zihinsel tepkiler :
Akıl karışıklığı, içinde
bulunulan günü-saati-yeri bilememe, kararsızlık, kuruntu, dikkat azalması,
dikkati bir konuya vermede güçlük, hafıza kaybı, istenmeyen anıların
hatırlanması, kendini suçlama.
Fiziksel tepkiler :
Gerilim, yorgunluk, uyuma güçlüğü, bedensel ağrı ve acılar, kalp atışlarında
hızlanma, bulantı, iştah artması yada azalması, ani irkilmeler, tedirginlik,
cinsel istek azalması.
Sosyal tepkiler :
İş, okul, arkadaşlık ve evlilik
yaşamında yada ana-baba olarak yaşanan sorunlar; huzursuzluk, güvensizlik,
insanlardan uzaklaşma, kendini reddedilmiş yada terk edilmiş gibi hissetme,
yakınlık duymama, aşırı yargılayıcı olma, çatışma her şeyi kontrol altında
tutma isteği.
Doğal afet yaşamış
bir çok insan yukarıda özetlenen bu stres tepkileriyle karşılaşırlar ve kısa
bir süre sonra bunlardan büyük ölçüde kurtulup daha da güçlenebilirler.
Ancak bazılarında travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları ve
depresyon belirtileri ortaya çıkabilir. Bu belirtiler de şöylece
özetlenebilir:
Kendini bir rüyadaymış,
bedeninin dışındaymış veya gerçek değilmiş gibi hissetme; bazı anıları
hatırlayamama hali,
Rahatsız edici anılardan
kaçınmak için alkol kullanımı gibi aşırı davranışlar,
Aşırı duygusal boşluk
hissi; tam bir boşluktaymış gibi hiçbir duyguyu hissetmeme,
Aşırı uyarılmışlık
hisleri; panik atakları, öfke patlamaları, aşırı huzursuzluk yoğun duygu
yüklenmesi,
Aşırı kaygı; kişiyi adeta
hareketsiz bırakan endişe hali, aşırı çaresizlik hissetme, saplantı
düşüncelere dalma yada takıntılı ve tekrarlayıcı hareketler,
Aşırı depresyon (ruhsal
çökkünlük) hali; umutsuzluk, öz saygı, istek ve yaşam amaçlarının kaybı.
Doğal afet yaşamış
kişilerin bazılarında görülebilecek bu belirtilerin yoğunlaşmasına yol
açabilecek bazı etkiler şunlardır.
Yaşamı tehdit eden bir
tehlike veya fiziki zarar (özellikle çocuklarda),
KORUN :
Kendine barınabileceğin bir yer bul.
Yiyecek-içecek sağla, sağlıklı bir ortam oluşturmaya çalış. Zaman zaman
kendinle baş başa kalabileceğin, sessizce oturup, kısa süreli de olsa
rahatlamaya ve uyumaya çalışabileceğin bir yerin olmalı.
HAREKETE GEÇ :
Öz saygını, amaçlarını umut hissini
yeniden kazanmana yardımcı olmak için sana ve ailene ait özel eşyalarından
kurtarabildiklerini koruma altına al.
TEMAS KUR :
Ailenle, arkadaşlarınla iletişim
sağlamaya çalış; dinleyen kimi bulursan yaşadıklarını anlat; ulaşabiliyorsan
uzmanlara baş vurup onlara anlat.
EN YAKIN
YARDIM KURUMLARINA BAŞVUR :
Temel acil yardımlar, temizlik, sağlık ve
konut gereksinimlerin için en yakın ulaşabileceğin yardım kuruluşuna başvur
ve yardım iste.
Afet sonrasında yaşadığın her gün için :
Kendin ve ailen için o gün yapılacak en önemli şeyin ne
olduğunu belirle.
Tüm dikkatini kendinin ve yakınlarının yaşamakta
olduklarına odakla, durumu gözden geçirip yeniden değerlendir; böylece
neyin önemli neyin önemsiz olduğunu kesin olarak belirleyebilirsiniz.
Yaşadıklarının senin için ne anlama geldiğini anlamaya
çalış ki, yaşama tekrar sıkıca sarılabilesin ve hatta
Ulusça büyük bir felaket
yaşadık;
bu tür olaylardan hemen sonra insanlar
tipik olarak şok tepkisi içine girerler.
İlk şoktan sonra herkes
aynı tepkileri göstermez. Aşağıda belirtilenler böyle bir felaket durumuna
karşı insanların gösterdikleri normal tepkilerdir;
Kendinizi eskiye kıyasla
daha sinirli hissedebilirsiniz. Bazı duygularda çok fazla ve ani
iniş-çıkışlar olur. Endişeli, sinirli yada karamsar olabilirsiniz.
Düşünce ve
davranışlarınız olayın etkisi altındadır. Olayla ilgili anılarınızı tekrar
tekrar anlatmak ihtiyacı duyarsınız. Yaşadıklarınız gözünüzün
önünden gitmez, her an tekrar deprem olacakmış gibi hisseder, korku
duyabilirsiniz. Dikkatinizi yaptığınız işe vermekte ya da karar vermekte
zorlanırsınız. Kafanız kolayca karışabilir. Hafızanızda problemler
olabilir. Olan bitenlere inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Uykunuz, yeme
düzeniniz ve iştahınız bozulabilir. Merak etmeyin ! Ancak güçlü kalmak,
yakınlarınıza ve çevrenize yardımcı olabilmek için elinizden geldiğince
iyi beslenmeye ve dinlenmeye çalışın.
Başından yıkıcı olay
geçmiş diğer kişilerle sürekli olarak konuşma ihtiyacı duyabilirsiniz. Ama
zaman zaman da içinize kapanıp hiç konuşmadan düşünme ihtiyacı
duyabilirsiniz. Bunlar normaldir. Başka insanlarla sık sık konuşmanızın,
duygularınızı paylaşmanızın size yararı olacaktır.
Yoğun stresten ötürü
vücudunuzda bazı belirtiler ortaya çıkabilir; örneğin baş ağrıları,
bulantı ve göğüs ağrıları olabilir ve bir tedavi gerektirebilir. Daha önce
sürekli tedavi gerektiren tıbbi bir rahatsızlığınız varsa, şiddeti
artabilir. Bu durumda tıbbi yardıma başvurunuz.
Şu noktayı anlamak önemlidir;
Aynı olaya herkes aynı tepkiyi
gösteremez. Bazı insanlar hemen tepki gösterirler, bazılarının tepkisi
aylar, hatta yıllar sonra, gecikmeli olarak ortaya çıkabilir. Bazılarının
yaşadığı rahatsızlık verici tepkiler uzun zaman sürer, diğerleri ise çok
çabuk eski hallerine döner.
Tepkiler zaman içinde de
değişir. Bazıları olayın yaşandığı sırada çok enerjiktirler ve sanki bu
enerji sayesinde, olayla daha kolay baş ederler, ama hemen sonra
umutsuzluk ve karamsarlık yaşarlar.
Kendinize ve ailenize nasıl
yardımcı olabilirsiniz ?
Duygusal olarak
yeniden eskisi gibi sağlıklı bir duruma gelebilmeniz ve yaşamınızın
kontrolünü yeniden ele geçirebilmeniz için yapabileceğiniz çeşitli şeyler
vardır:
Bu dönem, kuşkusuz
yaşamınızın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için zaman
tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır.
Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir.
Bu olayı yaşayan herkes
sizin hissettiklerinizi hissetmektedir, onlarla dayanışma içinde olun,
duygularınızı paylaşın.
Alkol ve uyuşturucu
ilaçlardan uzak durun.
Kendinizi oyalayın. Bu
oyalama çabaları, başkalarına yardımcı olmak, şu anda olabildiğince
hayatınızı düzene koymaya çalışmak yada çocuklarınızla daha yakından
ilgilenmek biçiminde olabilir.
Duygusal olarak yakın
gelecekte neler yapabileceğinizi öğrenmeye çalışın, bilgi edinin veya
sağlık kuruluşlarının deprem için oluşturulmuş özel birimlere başvurun.
Çocuklar
için neler yapmalı ?
Bir depremden sonra
yaşanan korku ve kaygı, özellikle çocuklar için çok zorlayıcıdır. Bazı
çocuklar, daha küçük yaşlarda yaptıkları gibi, parmak emme, altını ıslatma
gibi davranışlara geri dönebilirler. Kabuslar görebilir, yalnız yatmaktan
korkabilirler. Okul başarıları etkilenebilir. Ayrıca daha sık öfkelenebilir
yada içlerine kapanıp, yalnız kalmak isteyebilirler.
Bu çocuklar için
yapılabilecek bazı şeyler aşağıda sıralanmaktadır:
Onlarla daha fazla zaman
geçirin. Olaydan hemen sonraki günlerde çocuğunuz sizden ayrılmak
istemeyebilir. Sık sık elinizi tutmak, kucağınıza oturmak, boynunuza
sarılmak isteyebilir. Her fırsatta kendisiyle ilgilenmenizi bekleyebilir.
Bunlara göz yumun, anlayışlı davranın Onlara dokunun, sarılın. Bu tür
fiziksel temas çocuklar için çok yararlıdır.
Gerginliklerini azaltmak
için onlara oyun imkanları tanıyın. Resmi kurumların açtığı çocuk
merkezlerine gönderin. Buradaki oyun ve resim yapma faaliyetlerine
katılmaya teşvik edin. Küçük çocuklar resim yaparak olayla ilgili
gerginliklerinden kurtulabilir. Yaşadıklarını resme dökmeleri onlar için
yararlıdır.
Dokuz yaşından daha büyük
çocuklarınızın sizinle ayrıntılı konuşmalarına izin verin, duygu ve
düşüncelerini ifade etmeleri için onları destekleyin, yüreklendirin. Bu
sayede felaketle ilgili olarak kafalarındaki sorulara cevaplar
bulabilirler ve korkuları azalır. Sordukları soruları onların
anlayabileceği biçimde cevaplamaya çalışın. Sık sık onları sevdiğinizi,
korkularını ve kaygılarını anladığınızı gösterin. Yemek yemek, oynamak,
uyumak gibi faaliyetleri mümkün olduğunca belli saatlerde yapmalarını
sağlamaya çalışın. Bu sayede çocuklarınıza hayatın normal normale dönmekte
olduğu duygusunu verebilirsiniz.
Unutmayın ! Yalnız Değilsiniz
:
Daha sonraki haftalarda ve aylarda da
psikolojik sorunlarınız için size yardım edecek profesyonel insanlar ve
kurumlar mevcuttur. Depremden sonra çok normal olan gerginlik ve stres
haliniz çok uzun süre devam ederse mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurunuz
KAYNAK:İSTANBUL VALİLİĞİ